10.3 Hangi mod? Öğrenci İhtiyaçları
Şekil 10.3.1 Öğrencileriniz kim? Görsel: UBC Kütüphanesi
Ders verme biçimi ile ilgili karar alırken öğretmenlerin aşağıdaki dört soruyu sormaları beklenir:
- öğrencilerim kim?
- tercih ettiğim öğretim yaklaşımı ne?
- hangi içeriği ve becerileri öğretmen gerek?
- kararımı destekleyecek hangi kaynaklara sahibim?
Her zaman olduğu gibi öğrencilerle başlıyoruz.
10.3.1 Tamamen çevrim içi/uzaktan öğrenciler
Araştırmalar (örneğin bk. Dabbagh, 2007 ) sayısız kere göstermiştir ki tamamen çevrim içi dersler bazı öğrencilere daha uygundur:
- daha büyük, yetişkin öğrenciler;
- halihazırda bir eğitim geçmişi olan öğrenciler;
- part time öğrenciler ya da çalışan ve/veya bir ailesi olan öğrenciler.
Bu kanı yalnızca KAÇD’ler (bk.Bölüm 5) ve diğer kredisiz dersler veya kurslar için değil kredili ders ve programlar için de (ve hatta belki daha fazla bunlar için) geçerlidir. Aslında çevrim içi öğrenme için birkaç farklı pazar vardır.
10.3.1.1 Çevrim içi lisans öğrencileri
Bugün, ‘uzaktan’ terimi coğrafi bir terim olmaktan çok psikolojik veya sosyal bir terimdir. Örneğin, İngiliz Kolombiya Üniversitesi’nde devam eden öğrencilerden düzenli olarak toplanan anket verilerine göre:
- Öğrencilerin yüzde 20’sinden azı, çevrim içi ders alma nedeni olarak uzaklığı veya seyahat zorunluluğunu gösterdi;
- İngiliz Kolombiya Üniversitesindeki öğrencilerin (toplamda 60.000 öğrenci var) yaklaşık 10.000′ i gerçekten uzaktan olmayan en az bir çevrim içi ders alıyor. Öğrencilerin büyük çoğunluğu (yüzde 80’inden fazlası) üniversiteye en fazla 90 dakika içinde ulaşılabilen Vancouver il sınırları içinde ve neredeyse yarısı ise Vancouver şehir merkezinde yaşıyor. Öğrencilerin çok azı (yüzde 10’undan azı), bu oran her sene yavaş yavaş artsa da il dışında ikamet ediyor;
- diğer taraftan, İngiliz Kolombiya Üniversitesindeki çevrim içi öğrencilerin üçte ikisi ücretli bir işte çalışıyor;
- lisans öğrencilerinin birçoğu, yüz yüze sınıflar çok dolu olduğundan ya da öğrencilerin diploma alabilmeleri için eksik kredilerini tamamlamaları gerektiğinden son senesinde çevrim içi ders alıyor. Çevrim içi ders almak, öğrencilerin okulu uzatmalarını önlüyor;
- çoğu öğrencinin tamamen çevrim içi ders almasının ardındaki ana sebep, çevrim içi derslerin sağladığı esneklik; bu esneklik özellikle de, öğrencilerin iş ve aile yaşamlarındaki sorumluluklar ya da yüz yüze derslerin haftalık ders programı üzerinde yarattığı zorlukların üstesinden gelmede esneklik sağlıyor.
ABD’de, her üç lisans öğrencisinden biri en az bir çevrim içi ders (Allen ve Seaman, 2017 ). Lisans düzeyinde, öğrencilerin üniversitelerde düzenli kampüs tabanlı lisans programının bir parçası olarak en fazla üç ila dört çevrim içi ders ve Kanada’da iki yıllık yüksekokullarda beşe kadar çevrim içi ders almaları muhtemeldir (Donovan vd., 2018 ).
Yakın zamana kadar Kuzey Amerika’da, Kanada’daki açık üniversiteler (Athabasca, Téluq, Thompson Rivers Açık Öğrenme) ve Phoenix Üniversitesi, Western Governors Üniversitesi ve ABD’de Maryland Üniversitesi gibi uzman kurumlar dışında tamamen çevrim içi sunulan birkaç lisans programı vardı. Bununla birlikte son yıllarda Kanada Kraliçe Üniversitesinde çalışan madenciler için Maden Mühendisliği Teknolojisi Lisans gibi bir dizi uzman çevrim içi lisans programı sunulmaya başlanmıştır
Buna göre; tamamen çevrim içi derslerin, motivasyon düzeyi yüksek ve daha deneyimli öğrenciler için daha uygun olduğunu çünkü bu derslerin yaşam kaliteleri üzerinde doğrudan etkisi olacağını söyleyebiliriz. Çevrim içi öğrenciler, başarılı olabilmek için diğer öğrencilerden daha fazla öz-disipline ve motivasyona gereksinim duyarlar. Bunun anlamı kesinlikle diğer öğrencilerin çevrim içi öğrenmeden fayda sağlayamayacağı değildir; ancak bu tür öğrencilerin çevrim içi ortamlarda etkin olabilmesi için daha fazla gayret göstermeleri gerekir.
10.3.1.2 Çevrim içi lisansüstü öğrenciler
ABD’de, genel olarak lisansüstü düzeyde uzaktan eğitim dersleri alan öğrencilerin oranı (%17), yüz yüze lisansüstü eğitim alan öğrencilerle (%15) hemen hemen aynı olsa da kâr amaçlı okullarda uzaktan lisansüstü eğitim alan öğrencilerin oranı (%37) kâr amacı gütmeyen kuruluşlardakine (%28) göre daha yüksektir (Allen ve Seaman, 2017). (Kanada’da olduğu gibi – Donovan. vd., 2018 – uzaktan eğitim artık neredeyse ABD’de çevrim içi öğrenme ile eş anlamlıdır).
Çevrim içi öğrenme alanında en hızlı gelişen bileşenlerden biri, çalışanlara yönelik lisansüstü programlardır. Bugüne kadar İşletme alanında yüksek lisans derecesi ve öğretmen eğitimi dışında, devlet üniversiteleri en kötü hâliyle kendi kendini finanse edebilen ve hatta kurumlara ek gelir getirebilen bu pazarın önemini anlamakta ağır kaldı. ABD’deki Phoenix Üniversitesi, Laurate Üniversitesi ve Capella Üniversitesi gibi ticari özel üniversiteler ise uzaktan eğitim pazarına hiç beklemeden atıldılar.
10.3.1.3 Uzaktan öğrenenler
Tamamen çevrim içi ya da uzaktan öğrenmenin en önemli pazarlarından birinin, herhangi bir okula, koleje veya üniversiteye uzak bölgelerde yaşayan öğrenciler olduğu sıklıkla ifade edilmektedir. Kanada’da durum gerçekten böyledir. Uzak bölgelerde yaşayan kişiler için uzun yolculuklara çıkmadan yaşadıkları yerde eğitim olanağına sahip olmaları önemlidir. Ancak, uzak kırsal alanların birçoğunda yavaş uydu bağlantıları veya çevirmeli ağ üzerinden düşük hızlı modemlerle yapılan bağlantılar nedeniyle internet erişiminde bağlantı sorunları yaşanabilir. Uzak katılımcılar, çalışmaları için kolay erişim veya kültürel olarak uygun yerel destek sağlanmadığında sıkıntı yaşayacaklardır.
Bununla birlikte şunu hatırlayalım, çevrim içi öğrencilerin büyük bir çoğunluğu, üniversite kampüsüne en fazla bir saat mesafede olan yerlerde ikamet etmektedir.
10.3.1.4 Hayat boyu öğrenenler
Diğer taraftan, tamamen çevrim içi derslerin çalışan kişiler için oldukça uygun olduğunu söyleyebiliriz. İçinde yaşadığımız dijital çağda, bilgi tabanı giderek genişliyor, yaptığımız işler hızla değişiyor; dolayısıyla özellikle de ‘niş’ bilgi alanlarında sürekli eğitime güçlü bir gereksinim var. Böyle bir yaşam boyu öğrenme deneyimi sağlamak için çevrim içi öğrenme son derece uygun ve etkili bir yol…
Hayat boyu öğrenenler de genellikle evli ve çocuklu çalışanlar olduğu için tamamen çevrim içi çalışmanın sağladığı esnekliğin değerini iyi biliyorlar. Bu kişilerin büyük çoğunluğu daha önceden eğitim almış, bir ön lisans veya lisans derecesine sahipler ve bu nedenle de başarılı olabilmek için nasıl çalışmaları gerektiğini biliyorlar. Örneğin işletme eğitimi almak isteyen bir mühendis veya kendi alanında bilgi ve becerilerini güncellemek isteyen bir çalışan gibi… Devam ettikleri ders ya da programla kariyerlerindeki olası ilerleme arasındaki bağı görebildikleri için de çoğunlukla son derece güdülenmiş durumdalar. Bu nedenle, liseyi yeni bitirmiş öğrencilerden daha yaşlı ve teknoloji konusunda daha az yeterli olsalar bile, çevrim içi dersler için en ideal öğrenci profilinde yer alıyorlar.
Bu öğrenciler için önemli olan derslerin teknik olarak iyi tasarlanmış olması ve öğrenenlerin derse devam edebilmeleri için çok ileri düzey bilgisayar kullanımına gerek olmamasıdır.
10.3.1.5 Değişen demografiler
Bu konuda konuşurken ele almamız gereken diğer bir faktör de, değişen demografidir. ABD’de, 2012-2015 yılları arasında genel olarak yükseköğretim kayıtları yüzde 3 azalırken, uzaktan eğitim kayıtları aynı dönemde yüzde 4 oranında artmıştır (Allen ve Seaman, 2017 ).
Okul çağındaki nüfusun azaldığı bölgelerde, yaşam boyu öğrenme pazarına açılmak öğrenci sayılarını belli bir seviyede tutmak açısından gerekli olabilir. Dolayısıyla uzaktan eğitim/çevrim içi öğrenimdeki büyüme oranı muhteşem olmasa da bazı akademik birimlerin varlığını sürdürmesi için bir çözüm yolu olarak değerlendirilebilir.
10.3.1.6 Yeni iş modelleri
Bununla birlikte bu tür hayat boyu öğrenme programlarının istenildiği gibi işlemesi için kurumların birtakım düzenlemeler yapması gerekir. Özellikle de öğretim elemanlarını bu tarafa yöneltecek teşvik veya ödüller olmalıdır. Aynı zamanda, bu tür programların en iyi şekilde nasıl verileceğine dair stratejik düşünülmelidir.
Örneğin British Columbia Üniversitesi, son derece başarılı olan ve kendi kendini finanse eden tamamen çevrim içi yüksek lisans programları geliştirmiştir. Öğrenciler sağlık alanında çalışanlar için tasarlanmış Rehabilitasyon Yüksek Lisans Programına başvurmadan önce aynı alandaki Sertifika Programı’ndan bir veya iki ders alarak kendilerini deneyebilmektedir. Tam zamanlı bir işte çalışanlar sertifika programını iki yıldan az bir sürede bitirebilmekte, yüksek lisans programı için yıllık ödeme yapmak yerine yalnızca aldıkları ders için ücret ödeyebilmektedir. British Columbia Üniversitesi ve Meksika’daki Tec de Monterrey arasında yapılan protokol anlaşmasıyla, program British Columbia Üniversitesi’nde İngilizce, Tec de Monterrey’de İspanyolca olarak verilmektedir. Bu ortaklık, Tec de Monterrey’in çok başarılı olan Eğitim Teknolojisi Yüksek Lisans programının da başlamasına yol açmış, kısa süre içinde Tec de Monterrey’in lisansüstü öğrencilerinin sayısı British Columbia Üniversitesi Eğitim Fakültesinin lisansüstü öğrenci sayısının iki katına çıkmıştır ve program açılışından bugüne kadar 20 yıldır devam etmektedir. Bölüm 11.5.2’de modüler programların geliştirilmesinden bahsederken bu örneklerin önemini daha iyi anlayacağız.
Çevrim içi öğrenme, kurumların araştırma deneyim ve uzmanlığına sahip olduğu ancak tam teşkilatlı bir yüksek lisans programı başlatmak için yeterli öğrenci olmadığı durumlarda da eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Programı çevrim içi ortama taşıyarak (ek olarak benzer bir konuda uzmanlığa sahip olan farklı bir bölgedeki veya ildeki başka bir üniversiteyle ortaklık kurarak), ülkenin farklı bölgelerinden ve hatta diğer ülkelerden öğrencileri programa çekmek mümkün olabilecektir. Böylelikle, araştırmalar daha da yaygınlaşmış olacak ve yeni ortaya çıkan bilgi alanlarında çalışan profesyonel kadrolar genişleyecektir. Bu, içinde yaşadığımız dijital çağın önemli hedeflerinden biridir.
10.3.2 Harmanlanmış öğrenme ve öğrenciler
Harmanlanmış öğrenme açısından, ‘pazar’ın tanımının çevrim içi öğrenme pazarına nazaran daha bulanık olduğunu görüyoruz. Harmanlanmış öğrenmenin öğrenciler için avantajı yine esneklik, ancak öğrencilerin sınıfta yapılan dersler için yine okula gelmesi gerekiyor. Temel avantajı en azından haftada 15 saatten fazla bir işte çalışarak öğrenim kredilerinin bir kısmını karşılamaya çalışan öğrenciler için ki bu toplam öğrenci sayısının yüzde 50’sinden fazla (Marshall 2010) çok büyük bir avantaj sağlamaktadır. Aynı zamanda, doğru öğretim stratejileri kullanıldığı takdirde, öğrencilerin bağımsız öğrenme becerilerinin aşamalı olarak gelişimine de önemli bir katkısı vardır.
Yapılan araştırmalar, bağımsız öğrenme becerilerinin öğrenciler okulda veya kampüsteyken geliştirilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Diğer bir deyişle, harmanlanmış öğrenme biçimindeki çevrim içi öğrenme, öğrencilere aşamalı olarak ve stratejik bir şekilde tanıtılmalı, öğrenciler program boyunca ilerledikçe çevrim içi kısmın ağırlığı artırılmalı ve sonunda mezun olduklarında bağımsız olarak öğrenmeye devam edebilmelidirler -ki bağımsız öğrenme becerisi içinde bulunduğumuz dijital çağda kilit bir beceridir. Başarılı bir süreç olabilmesi ve öğrencilerin başarılı olması için dersler özenli ve dikkatli bir şekilde tasarlanmamış ve önemli ölçüde öğrenci desteği verilmemişse üniversite yaşamının ilk yıllarında tamamen çevrim içi bir öğrenim sunmak iyi bir fikir değildir.
Öğrencilere, özellikle yarı zamanlı çalışan öğrencilere daha fazla esneklik sağlamanın yanı sıra harmanlanmış öğrenimin akademik avantajları daha iyi anlaşılımalıdır. Bunlar bir sonraki bölümde daha ayrıntılı olarak tartışılacaktır. Bu noktada Kanada’da her geçen gün, pek çok kurumun hem çevrim içi hem de yüz yüze öğrenimin avantajlarından yararlanmak için öğretmenleri tarafından harmanlanmış veya karma eğitime geçirildiklerine tanık olmaktayız (Donovan vd., 2018)
10.3.3 Yüz yüze öğrenenler
Liseden mezun olup üniversiteye gelen birçok öğrenci, kampüste eğitim almanın onlara getireceği sosyal, sportif ve kültürel olanakları dört gözle bekliyor olacaktır. Aynı zamanda, özgüven sorunu olan veya kendi kendine çalışma deneyimi olmayan öğrenciler de nispeten `kişisel’ olarak erişim ve iletişim sağlayabilecekleri yüz yüze öğretimi tercih edeceklerdir.
Ancak özellikle eğer öğrenciler ilk yıl ve ilk programlarında göreli olarak öğretim elemanlarıyla çok az konuşabildikleri çok büyük sınıflarla karşılaşırlarsa, birinci sınıf öğrencisi erkek ve kadınlarda yüz yüze eğitime olan tercihin akademik nedenleri çok daha az belirgindir. Bu bakımdan, genellikle daha küçük sınıflara ve eğitmenlerle yüz yüze daha fazla temasa sahip olan daha küçük, bölgesel kurumların belirli avantajları vardır. Ayrıca, büyük sınıflarda çevrim içi derslerin yanı sıra harmanlanmış dersler ya da ters yüz edilmiş öğrenme kullanılmakta iken daha küçük gruplar bir eğitmen ya da öğretim görevlileri ile yüz yüze eğitim yapmaktadır.
İlerleyen kısımlarda, harmanlanmış ve tamamen çevrim içi öğrenmenin tüm kampüs deneyimi üzerinde tekrar düşünmemiz için bize bir fırsat sağladığını göreceğiz.Kampüste eğitim alan öğrencilere, üniversitenin ilk yıllarında daha iyi bir destek sağlanmaktadır. Daha da önemlisi, çevrim içi olarak daha fazla çalışma yapıldığı için üniversiteler kampüse gelmenin kendine özgü pedagojik avantajlarının neler olduğu hakkında daha fazla düşünecek ve çalışacaktır. Öğrencilerin her sabah erkenden otobüslere binip okula gelmesinin değeri ancak böylelikle ortaya çıkacaktır.
10.3.4 Öğrencilerinizi tanıyın
İşte bu nedenlerle, öğretim yaptığınız öğrencileri tanımanız son derece önemlidir. Bazı öğrenciler için önce yüz yüze derslere kaydolup daha sonra aşina oldukları bir sınıf ortamında yavaş yavaş çevrim içi öğrenmeyle tanıştırılmaları daha iyi olacaktır. Diğer bazı öğrenciler ise yalnızca çevrim içi olan dersleri almaya uygun olacaklardır. Kampüste eğitim almak isteyen ancak çalışmaları süresince belirli bir düzeyde esnekliğe de gereksinim duyan öğrenciler için yüz yüze ve çevrim içi öğrenmenin harmanlanması da mümkündür. Derslerinizi ve programlarınızı çevrim içi platformlara taşımak daha geniş bir pazara ulaşmanızı (özellikle de öğrenci sayısı düşen programlar için) veya tam zamanlı bir işte çalışan kişilere eğitime erişim fırsatı vermenizi sağlayabilir. Sizin öğrencileriniz kim? Onlar için hangi ders türü daha uygun olabilir?
Hangi ders verme türünün seçileceği kararındaki en güçlü faktörün, bir ders veya programa kayıt yaptırabilecek öğrenci pazarının tanımlanması olduğunu göreceğiz.
Kaynakça
Allen, I. and Seaman, J. (2017) Digital Learning Compass: Distance Education Enrollment Report 2017 Babson Survey Research Group/eLiterate/WCET
Dabbagh, N. (2007) The online learner: characteristics and pedagogical implications Contemporary Issues in Technology and Teacher Education, Vol. 7, No.3
Donovan, T. et al. (2018) Tracking Online and Distance Education in Canadian Universities and Colleges: 2018 Halifax NS: Canadian Digital Learning Research Association
Marshall, K. (2010) Employment patterns of post-secondary students Perspectives on Labour and Income Ottawa ON: Statistics Canada, September
Etkinlik 10.3 Öğrencilerinizi tanıyın
1. Bir dersinizi seçin. Dersinizi alan öğrencilerin temel demografik özelliklerini biliyor musunuz: yaş, cinsiyet, çalışma durumu, medeni hâli, dil becerileri? Eğer bilmiyorsanız, bu bilgilere nasıl ulaşabilirsiniz?
2. Bu bilgiye sahip olmak öğretim şeklinizi değiştirir miydi?
3. Yüz yüze verdiğiniz dersler çevrim içi olsaydı, dersinizi almak isteyen başka öğrenci grupları da olur muydu?
Bu etkinlik hakkında geri bildirim yok.