"

11.1 Açık öğrenme

OEBPS/images/image0141.jpg

Şekil 11.1.1 “Yalnızca her çocuğun nitelikli eğitim almasını görmek isteyen ve buna kendini adamış, biraz da inatçı bir insanım..”
“Malala Yousafzai’nin Nobel Barış Ödülü’nü alması üzerine yaptığı konuşma, 2014. Konuşmayı izlemek için görselin üzerine tıklayınız.

Açık eğitim kaynakları (AEK) ve KAÇD’lerin de etkisiyle, son yıllarda açık öğrenmeye olan ilgi artmıştır. AEK ve KAÇD’ler kendi içlerinde önemli gelişmeler olsa da bir bütün olarak eğitim üzerindeki etkisi çok daha büyük olacak açık eğitimdeki gelişmeleri gölgede bırakmaktadır. Bu nedenle, bir adım geriye gidip yalnızca AEK ve KAÇD’leri değil genel anlamda açık öğrenmeyi iyice anlamak gerekmektedir. Böyle bir anlayış KAÇD’ler, AÖK’ları ve açık eğitimdeki gelişmeleri ve bu gelişmelerin gelecekte öğrenme ve öğretme üzerinde sahip olacağı etkiyi daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

11.1.1 Kavram olarak açık eğitim

Açık eğitim, farklı biçimlerde karşımıza çıkabilir:

  • herkes için eğitim: genellikle finansmanı devlet tarafından karşılanan ve belli bir bölgede yaşayan herkesin ilk, orta ve yükseköğretime ücretsiz olarak veya çok düşük bir ücretle erişebilmeleri;
  • geçerliliği kabul edilmiş yeterlilikleri kazandırmayı hedefleyen programlara açık erişim (Genelde ulusal açık üniversiteler tarafından verilir. Son dönemde OERu oluşumu da vermektedir;
  • formal kredisi olmayan ders ve programlara açık erişim (ders veya programın başarıyla tamamlanması sonucunda rozet veya sertifika verilebilir). KAÇD’ler buna iyi bir örnektir;
  • öğretmen ve öğrencilerin ücretsiz olarak kullanabildikleri açık eğitim kaynakları ve MIT’de verilen derslerin video kayıtlarının ve dersi destekleyici materyallerin ücretsiz olarak indirilip kullanılabileceği MIT Açık Ders Malzemeleri iyi bir örnektir;
  • açık ders kitapları, öğrencilerin ücretsiz kullanımına açık ders kitapları (bu kitap gibi);
  • açık araştırma araştırma raporları ve makalelerin ücretsiz olarak indirilebildiği açık araştırma (örneği için bkz Açık Araştırma Merkezi );
  • açık veri, atıfta bulunma ve paylaşma koşulları sağlandığı takdirde herkesin kullanımına, yeniden kullanımına ve paylaşımına açık olan veridir.ör. Dünya Bankasının Açık Veri Bankası;
  • açık pedagoji açıklık ve öğrenenin katılım ilkelerini temel alan bir öğretme ve öğrenme yöntemi

Bu gelişmelerin her biri, bu bölümde detaylı bir şekilde tartışılan KAÇD’ler haricinde, Bölüm 5 ‘te daha ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

11.1.2 Herkes için eğitim – yükseköğretim hariç

Açık eğitim temelde bir amaçtır, ya da bir eğitim politikası… Açık eğitimin en olmazsa olmaz özelliği, öğrenmenin önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Bunun anlamı okula gitmek için önceden sahip olunması gereken birtakım ön yeterliliklerin olmaması, cinsiyet, yaş veya inanç ayrımının yapılmaması, herkesin eğitimi maddi olarak karşılayabilmesi ve engelli öğrenciler için eğitimin söz konusu engellerin üstesinden gelecek şekilde yapılandırılarak (görme engelli öğrenciler için ses kayıtlarının kullanılması gibi) erişilebilir kılınmasıdır. İdeal bir dünyada, hiç kimsenin açık eğitim programlarına erişiminin reddedilmemesi gerekir. Dolayısıyla açık öğrenme hem esnek hem de ölçeklenebilir olmalıdır.

11.1.2.1 Devlet tarafından finanse edilen okullar

Beş yaştan on altı yaşa kadar (veya bazı ülkelerde olduğu gibi on sekiz yaşa kadar) devlet tarafından finanse edilen eğitim açık eğitimin en kapsamlı ve en yaygın biçimidir. Örneğin İngiliz hükûmeti 1870 Eğitim Yasasını kabul ederek İngiltere ve Galler’deki 5-13 yaş arası tüm çocukların okullaşması için gerekli çerçeveyi yasalaştırmıştır. Ebeveynlerin ödemesi gereken birtakım ücretler vardıysa da bu yasayla eğitim finansmanının büyük ölçüde vergilerden karşılanacağı ve hiçbir çocuğun eğitim hakkının ekonomik nedenlerle elinden alınamayacağı öngörülmüştür. Yasaya göre okullar, seçimle göreve gelen yerel okul kurulları tarafından yönetilecekti (Yaşayan Miras tarih yok).

Zaman geçtikçe, ekonomik olarak gelişmiş ülkelerde devletin finanse ettiği eğitimin kapsamı 18 yaşına kadar olan bütün çocukları kapsayacak şekilde genişlemiştir. UNESCO’nun Herkes İçin Eğitim (Education for All – EFA) hareketi, 164 ulusal hükûmet tarafından desteklenen ve tüm çocuklara, gençlere ve yetişkinlere kaliteli temel eğitim verilmesine yönelik küresel bir taahhüt niteliği taşımaktadır. Buna rağmen, dünya üzerinde bugün hâlen daha 250 milyondan fazla çocuk, kabaca ifade etmek gerekirse her beş çocuktan biri ‘eğitim sisteminin dışında kalmış’ durumdadır (UNESCO, 2018).

11.1.2.2 Ortaöğretim sonrası eğitim

Ortaöğretim sonrası eğitime veya yükseköğretime erişim, kısmen maddi sebeplerle kısmen de ‘liyakat’ açısından çok daha sınırlı olmuştur. Üniversiteler, kendilerine başvuran kişilerin daha önceki okullardaki sınavlarda veya kurumsal giriş sınavlarında elde ettikleri başarılarla belirlenen akademik standartları karşılamalarını beklemiştir. Böylece, elit üniversiteler öğrenci kabulünde çok seçici hâle gelmişlerdir.

Bununla birlikte II. Dünya Savaşı’ndan sonra gelişmiş ekonomiye sahip ülkelerde hem sosyal hem de ekonomik nedenlerle eğitimli bir nüfusa olan talep üniversitelerin sayısının ve yükseköğretimin kapsamının aşamalı olarak artmasıyla sonuçlanmıştır. İstatistiklere göre OECD’ye üye çoğu ülkede yaş grubunun kabaca yüzde 35 ila 60’ı bir yükseköğretim kurumuna devam edecektir. Özellikle de içinde yaşadığımız dijital çağda nitelikli çalışanlara talep giderek artıyor ve en iyi işlerin büyük çoğunluğuna açılan tek kapı da yükseköğretim… Bu nedenle de, yükseköğretime tam ve açık erişimle ilgili baskı da paralel olarak artmaktadır.

11.1.2.3 Genişleyen erişim maliyeti

Bununla birlikte Bölüm 1’de gördüğümüz gibi erişimin artan talebi karşılayacak şekilde genişletilmesi hükûmetler ve vergi mükellefleri üzerindeki finansal yükü de artırmaktadır. 2008 yılında yaşanan mali krizi takiben, ABD’deki birçok eyalet kendini ciddi mali sıkıntı içinde bulmuş ve sonuç olarak ABD’nin yükseköğretim sisteminde kemer sıkma politikasına gidilmiştir(bkn. örn., Rivera, 2012) bunun sonucu olarak eğitim ücretlerinde hızlı bir artış yaşanmıştır.

ABD’de kamu eğitimi finansmanında kesintiye gidildiği bir ortamda eş zamanlı olarak KAÇD ve AÖK gibi açık eğitim biçimlerinin ortaya çıkması çok da tesadüfi değildir. Dolayısıyla hükûmetler ve kurumlar, çaresizce finansmanı artırmadan erişimi artırmaya yönelik çözümler aramaya başlamışlardır. İşte, açık eğitime olan bu yenilenmiş ilginin dayandırılması gereken arka plan budur.

11.1.3 Yükseköğretimde açık erişim

11.1.3.1 Açık üniversiteler

1970’lerde ve 1980’lerde, giriş için herhangi bir ön yeterlilik talep etmeyen veya düşük bir ön yeterlilik düzeyi talep eden açık üniversitelerin sayısında hızlı bir artış oldu. Örneğin Birleşik Krallık’ta, 1969’da, ortaöğretimi terk eden öğrencilerin yüzde 10’undan azı üniversiteye devam etmiştir. İngiliz hükûmeti, herkese açık bir uzaktan eğitim üniversitesi olan Açık Üniversiteyi o zaman kurmuştu; Açık Üniversite, özel olarak tasarlanmış basılı metinler, televizyon ve radyo yayınları ve temel dersler için geleneksel üniversitelerde bir haftalık yatılı yaz kamplarını kullanarak eğitim veriyordu (Perry, 1976; Weinbren, 2015).

Açıldığı 1971 yılında 25,000 öğrenciyle başlayan Açık Üniversitenin bugün 200,000 fazla kayıtlı öğrencisi bulunmaktadır. Açık Üniversite, hükûmetin kalite güvence ajansları tarafından eğitim öğretim açısından Birleşik Krallığın ilk on üniversitesi içinde, araştırma açısından ise ilk 30 üniversite içinde yer alıp öğrenci memnuniyeti açısından da ilk sırada bulunmaktadır (180’den fazla üniversite içinde). Bugün, Açık Üniversiteye kayıtlı 200,000 fazla öğrenci bulunmaktadır (Weinbren, 2015). Ancak, kurumun devlet hibeleri ve fonları tarafından finansmanı artık yeterli olmayıp öğrencilerin farklı birtakım ücretler ödemesi gerekmektedir. Buna ek olarak yükseköğretime erişim artık bir lise grubunun% 50’sinin Birleşik Krallık’ta bir tür yükseköğretime girdiği noktaya kadar genişledi (İngiltere Eğitim Bakanlığı, 2018 ).

Bugün dünya üzerinde, Kanada da dâhil (Athabasca Üniversitesi ve Téluq), devlet tarafından finanse edilen yaklaşık 100 açık üniversite bulunmaktadır. Bu açık üniversiteler, genellikle, çok büyüktür. Çin Açık Üniversitesinin bir milyondan fazla lisans öğrencisi ve 2.4 milyon lise öğrencisi vardır. Türkiye’deki Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesine ise 1.2 milyon öğrenci kayıtlıdır. Benzer şekilde Endonezya’daki Açık Üniversitenin (Universitas Terbuka ) yaklaşık yarım milyon, Güney Afrika Üniversitesi’nin ise 350,000 kayıtlı öğrencisi bulunmaktadır. Lisans derecesi veren bu büyük ulusal açık üniversiteler, aksi takdirde yükseköğretime erişim sağlayamayacak olan milyonlarca öğrenciye çok değerli bir hizmet sunmaktadır (konuyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme için Daniel, 1998 ve daha yeni bir çalışma için bkz. Contact Nort,2019).

11.1.3.2 Açık üniteversitelerin alternatifleri

ABD’de devlet tarafından finanse edilen bir açık üniversite yoktur. KAÇD’lerin ABD’de bu kadar dikkat çekmesinin ve ilgi görmesinin bir nedeni de budur. Western Governors’ Üniversitesi bir açık üniversiteye en yakın yükseköğretim kurumudur. Phoenix Üniversitesi gibi kâr amacı güden üniversiteler de, özel sektördeki bu açığı kapatmaktadır.

Phoenix Üniversitesi gibi kâr amacı güden üniversiteler de, özel sektördeki bu açığı kapatmaktadır. Genellikle kendi diplomalarını veren ulusal açık üniversitelerin yanı sıra bir de OERu ’dan bahsetmek gerekir. İngiliz Uluslar Topluluğu ve ABD üniversitelerinden oluşan uluslararası bir konsorsiyum olan OERu’nun sunduğu açık erişim derslerle, öğrenciler ya aldıkları derslerin kredisini ortak üniversitelerden herhangi birinde saydırabilmekte ya da kredilerini en fazla krediyi aldıkları üniversiteden bir lisans diplomasına dönüştürmelerine izin vermektedir. Öğrenciler, ders değerlendirmesi için bir ücret ödemektedir.

11.1.4 Açık öğrenimin sınırlılıkları

Açık, uzaktan, esnek ve çevrim içi öğrenmeyi ‘en saf’ hâliyle çok nadiren bulabiliriz. Hiçbir öğretim sistemi tamamen açık değildir. Örneğin, tüm öğretim sistemleri için asgari bir okuryazarlık düzeyi gerekir. Yani, açık-lığın dereceleri vardır. Açık-lığın, teknoloji kullanımına yansımaları daha özeldir. Hiç kimsenin erişiminin kısıtlanmayacağı söyleniyorsa, herkesin erişimine açık teknolojilerin kullanılması gerekir. Bir eğitim kurumu öğrencilerini seçerken özellikle seçici davranıyorsa, uzaktan eğitim teknolojisinin seçiminde daha fazla esnekliğe sahiptir. Örneğin, çevrim içi veya harmanlanmış bir ders almak isteyen tüm öğrenciler, kendi bilgisayarlarının ve internet bağlantılarının olmasını talep edebilir. Ancak, kurumun sorumluluğu bütün öğrencilere açık olmaksa bunu yapamaz. Gerçekten açık üniversiteler, teknolojinin eğitsel uygulamalarında her zaman biraz geride kalacaktır.

Çoğu açık üniversitenin başarısına rağmen açık üniversiteler kampüs eğitimi veren yükseköğretim kurumlarının statüsüne sahip değillerdir. Açık üniversitelerde, programı bitirme veya mezuniyet oranları genellikle çok düşüktür. İngiltere’deki Açık Üniversite’ye devam eden öğrencilerin programı bitirme oranı yüzde 22’dir (Woodley & Simpson, 2014); ancak buna rağmen programların bütünü düşünüldüğünde çoğu KAÇD’nin bitirme oranından hâla daha yüksektir.

Son olarak açık üniversitelerin bazıları 40 yıldan fazla süredir hizmet vermektedir ve kısmen büyük ölçekli olmaları ve basılı materyal ya da yayın gibi daha eski teknolojilere yapmış oldukları eski yatırımların büyüklüğü kısmen de son teknolojilere erişimi olmayan potansiyel öğrencilerin erişimini reddetmediklerinden, teknolojideki değişikliklerle kısa sürede uyum gösterememektedirler.

Bu nedenle, açık üniversiteler, hem genel olarak yükseköğretime erişimdeki bir patlama hem de geleneksel üniversiteler tarafından çevrim içi öğrenmenin kullanımıyla giderek daha fazla zorlanmaktadır. Örneğin, Kanada’da, Donovan vd., (2018) hemen hemen tüm üniversitelerin ve çoğu yüksekokulun şu anda tamamen çevrim içi kurslar (erişim hâla daha önceki niteliklere dayanmaktadır) sunduğunu belirtmişlerdir. KAÇD gibi yeni gelişmeler ve bir sonraki bölümün konusu olan açık eğitim kaynakları, açık üniversiteler için daha fazla zorluk teşkil etmektedir.

Kaynakça

Contact North (2019) Searchable Directory of More than 65 Open Universities Worldwide Sudbury ON: Teachonline.ca

Daniel, J. (1998) Mega-Universities and Knowledge Media: Technology Strategies for Higher Education. London: Kogan Page

Donovan, T. et al. (2018) Tracking Online and Distance Education in Canadian Universities and Colleges: 2018 Halifax NS: Canadian Digital Learning Research Association

Living Heritage (undated) Going to school: the 1870 Education Act, London: UK Parliament

Perry, W. (1976) The Open University Milton Keynes: Open University Press

Rivera, C. (2012) Survey offers dire picture of California’s two-year colleges Los Angeles Times, August 28

U.K. Department of Education (2018) Participation Rates in Higher Education: Academic Years 2006/2007 – 2017/2018 (Provisional) London: Department of Education HE Statistics

UNESCO (2014) Education for All, 2000-2015: achievements and challenges Paris FR: The UNESCO 2015 EFA Global Monitoring Report team

UNESCO (2018) One in Five Children, Adolescents and Youth is Out of School Paris FR: UNESCO Institute for Statistics Fact Sheet No 42

Weinbren, D. (2015) The Open University: A History Manchester UK: Manchester University Press/The Open University

Woodley, A. and Simpson, O. (2014) ‘Student drop-out: the elephant in the room’ in Zawacki-Richter, O. and Anderson, T. (eds.) (2014) Online Distance Education: Towards a Research Agenda Athabasca AB: AU Press, pp. 508

Etkinlik 11.1 Yükseköğretim isteyen herkese `açık’ olmalı mıdır?

1. Yükseköğretime erişim herkese açık olmalı mıdır?

Eğer evet ise bu ilkeye eklenebilecek makul sınırlamalar neler olabilir?

Yükseköğretime açık erişim sağlanmasında hükûmetin rolü (varsa) nedir?

Bu sorunun ilk kısmına cevabınız hayır ise neden ilk ve ortaöğretim açık olmalı ancak yükseköğretim açık olmamalıdır? Neden yalnızca para mıdır, yoksa başka sebepler de var mıdır?

2. Dijital çağda açık üniversitelerin varlığı devam etmeli midir?

 

Lisans

 Creative Commons Atıf-Gayri Ticari 4.0 Uluslararası Lisansı için ikon

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı Copyright © 2020 by Açık Mektep is licensed under a Creative Commons Atıf-Gayri Ticari 4.0 Uluslararası Lisansı, except where otherwise noted.

Bu Kitabı Paylaş