"

12.6 Dördüncü adım: mevcut kaynakları kullanın

OEBPS/images/image0156.jpg

Şekil 12.6.1 Benzetimi çalıştırmak için görselin üzerine tıklayınız
Görsel: (C) Colorado-Boulder Üniversitesi

Mevcut kaynakların kullanılmasının önemi, kitabın çoğu yerinde, özellikle de Bölüm 8 ve Bölüm 11`de vurgulanmıştır.

12.6.1 İçeriği çevrim içine taşımak

Öğretmenler ve öğretim elemanları için zaman yönetimi yaşamsal önem taşır. Sınıfta kullanılan materyalleri çevrim içi ortamda da çalışacak biçime dönüştürmek için çok zaman harcanabilir. Böyle bir çalışma, iş yükünü de hatırı sayılır derecede artıracaktır. Örneğin, seslendirilmemiş bir PowerPoint sunumu ya içeriğin can alıcı yerlerinin kaçırılmasına neden olur ya da içerikte vurgulanması gereken yerleri veya ufak nüansları kapsayamaz. Bu sorun iki şekilde çözülebilir: ders anlatımını kayıt altına almak veya sunumun seslendirilmesini ileri bir tarihe ertelemek zorunda kalmak. Ders notlarını pdf belgeleri hâline dönüştürüp, öğrenme yönetim sistemine yüklemek de zaman alıcı bir iştir. Bununla birlikte hem zaman yönetimi hem de pedagojik nedenlerden dolayı çevrim içi materyal geliştirmenin en iyi yöntemi bu değildir.

1. Adımda öğretimi yeniden düşünmeyi önerdim. Ders anlatımınızı kaydedip videoları veya PowerPoint slaytlarını çevrim içi ortama aktarmanızı değil öğrencilerin daha iyi öğrenmesine izin verecek türde materyaller geliştirmenizi… Şimdi 4. adımda mevcut kaynakları kullanmanızı söyleyerek çelişkiye düşüyor olabilirim. Ancak burada çok önemli bir fark var: çevrim içi öğrenme ortamlarına aktarımı uygun olmayan mevcut materyalleri (50 dakikalık ders videoları gibi) kullanmak ile çevrim içi öğrenme ortamları için özel olarak geliştirilmiş veya bu ortamlarda öğrenmeye uygun materyaller kullanmak.

12.6.2 Mevcut çevrim içi içeriği kullanmak

İnternet ve özellikle de WWW (World Wide Web / Dünya Çapında Ağ) üzerinde inanılmaz miktarda bir içerik var. Bununla ilgili olarak Bölüm 11‘de detaylı olarak konuşmuştuk. Bu içeriğin büyük bir kısmı, eğitim amaçlı kullanım için ücretsiz olarak erişime açık durumdadır. Eser sahibine atıfta bulunulması gibi birtakım koşulların sağlanması kaydıyla, bu içeriği kullanmak olanaklıdır. Bu tür kullanım koşulları, genellikle sayfanın en altındaki Creative Commons lisanslarıyla ifade edilmektedir. Bu tür mevcut içeriklerin kalite ve çeşitlilik bakımından büyük ölçüde değiştiğini göreceksiniz. MIT, Stanford, Princeton ve Yale gibi üst düzey üniversiteler bazı yüz yüze derslerin video kayıtlarını kullanıcılarla paylaşırken, İngiltere’nin Açık Üniversitesi gibi uzaktan eğitim kurumları tüm çevrim içi öğretim materyallerini ücretsiz olarak erişilebilir hâle getirmişlerdir. Bu içeriklerin birçoğuna aşağıdaki bağlantılardan erişmek mümkündür:

  • Açık Ders Malzemeleri, (MIT)
  • iTunesU
  • OpenLearn (Açık Üniversite)
  • Açık Eğitim Konsorsiyumu1 (The Open Education Consortium ) (FeTEM dersleri)
  • Açık Öğrenme İnisiyatifi2 (Open Learning Initiative ) (Carnegie Mellon)
  • MERLOT

Bununla birlikte açık ders malzemesi sunan birçok prestijli üniversitenin içerik sayfalarına erişmek de mümkündür. (“Açık Eğitim Kaynakları” veya “AKE” kullanan bir Google araması bunların çoğunu tanımlar.)

Prestijli üniversiteler söz konusu olduğunda, içeriğin kalitesinden emin olabilirsiniz; nitekim, içerik okulların kampüsteki kayıtlı öğrencilerine sunduğu içerikle aynıdır. Ancak bu materyallerin öğretim tasarımı veya çevrim içi öğrenmeye uygunluk anlamında kalite eksikliği olabilir. Bu konuyla ilgili detaylı bir tartışma için bkz. Keith Hampson’ın (2015); veya Açık Eğitim Kaynakları: İyi, Kötü ve Çirkin). İngiltere’nin Açık Üniversitesi ya da Carnegie Mellon’un Açık Öğrenme İnisiyatifi gibi kurumların açık kaynakları, genellikle kaliteli içerik ve iyi bir öğretim tasarımının bir araya geldiği kaynaklardır.

Açık eğitim kaynaklarının özellikle değerli olduğu nokta, etkileşimli benzetimler, animasyonlar veya bir öğretmenin tek başına geliştirmesi güç veya pahalı olan videolar biçiminde kullanımıdır. Biyoloji ve fizik gibi fen bilimleri alanlarında örnek benzetim…a PhET3 `den, matematik alanındaki benzetim…a ise Khan Academy4`den ulaşabilirsiniz. Ancak bu siteler haricinde de birçok kaynak bulunmaktadır.

Açık kaynaklar ‘eğitsel’ olarak tanımlansa da internette öğretim amaçlı kullanılamayacak miktarda ‘ham’ içerik vardır. . Asıl soru, öğretmen veya öğretim elemanı olarak sizin böyle bir materyali kendinizin bulmasına mı ihtiyacınız olduğu yoksa bilgiyi aramak, bulmak, seçmek, çözümlemek, değerlendirmek ve kullanmak için öğrencilerinizi mi işe koşmanız gerektiğidir. Sonuçta, bunlar dijital çağda öğrencilerin sahip olması gereken anahtar beceriler arasında yer almaktadır.

İlk, orta ve yükseköğretim düzeyinde içeriğin büyük çoğunluğu eşsiz veya orijinal değildir. Çoğu zaman, devlerin omuzları üzerinde duruyoruz; yani bilginin düzenlenmesi ve yönetimi hâlihazırda keşfedilmiş durumda. Henüz yayınlanmamış özgün araştırma çalışmalarının olduğu veya içerikte kendinize özgü birtakım farklar yarattığınız zamanlar haricinde, ‘içeriği’ gerçekten sıfırdan oluşturmaya gerek var mı? Yine de, tam olarak istediğiniz materyali (öğrencilerinize en uygun olacak biçimde) bulmanız bugün hâlen daha güç olabilir. Böyle bir durumda, kendi materyalinizi geliştirmeniz gerekecektir. Bu süreci, 7. Adım’da detaylı bir şekilde tartışacağız. Bununla birlikte bir dersi mevcut materyallerin üzerine yapılandırmak birçok ortamda akla makul gelmektedir.

12.6.3 Sonuç

İçerik geliştimeye veya öğrenmeyi kolaylaştırmaya odaklanmayı seçebilirsiniz. Zaman geçtikçe, derslerinize ait içeriğin daha fazlasına internet üzerindeki kaynaklardan ulaşmanız mümkün olacaktır. Bu, öğrencilerinizin neyi bilmesi gerektiğine ve o bilgiyi nasıl bulacakları, nasıl değerlendirecekleri ve nasıl uygulayacakları üzerine yoğunlaşabilmeniz için bir şanstır. Bu beceriler, öğrencilerin içeriği ezberlemenin ötesine geçerek bir dersten edinebilecekleri becerilerdir. Dolayısıyla derslerimiz içi özgün içerik yaratmak kadar öğrenci etkinliklerine ve öğrencilerin ne yapmaları gerektiği üzerine de odaklanmak önemlidir. Bu konu, 6, 7 ve 8. adımlarda daha ayrıntılı olarak tartışılmaktadır.

Sonuç olarak bir dersi vermeye başlamadan önce atmamız gereken kritik adımlardan biri de, etrafımıza bakıp elimizde hangi kaynakların bulunduğunu ve mevcut bu kaynakların vermeyi planladığınız ders veya program içinde nasıl kullanılabileceğini görmek olacaktır.

Kaynakça

Hampson, K. (2015) Masterclass & MOOCs: Notes on the Role of Production Value in Online Learning The Synapse, July 31

Etkinlik 12.6 Mevcut kaynakları kullanın

1. Öğretim sürecinde kullandığınız içerik ne kadar özgün? Öğrencileriniz mevcut içeriklerden de aynı derecede iyi öğrenebilir mi? Eğer öğrenemeyeceklerini düşünüyorsanız mevcut içeriğe ‘ekstra’ ne ekliyorsunuz? Kendi ders tasarımınıza yaptığınız katkının katma değeri nedir?

2. Öğretmeyi düşündüğünüz içeriğe internet üzerinden ulaşmak mümkün mü? Neler olup olmadığını görmek için internete baktınız mı? İnternette mevcut kaynakların eğitim amaçlı yeniden kullanımına ilişkin kısıtlamalar var mı?

3. Meslektaşlarınız çevrim içi ortamda (ya da sınıfta) dijital öğretim ile ilgili neler yapıyor? Materyal geliştirmek ve/veya materyal paylaşmak amacıyla meslektaşlarınızla birlikte çalışabilir misiniz?

Dersinizin şu anda çok ‘yüklü’ olduğunu düşünüyorsanız sorunun kaynağı belki de bu sorulara vereceğiniz cevaplarda gizlidir.

Bu etkinlik için herhangi bir geri bildirim yok.


1 Orj. The Open Education Consortium

2 Orj. Open Learning Initiative

3 Ç.N.: PhET kısalmasının açılımı “Physics Education Technology” (Fizik Eğitim Teknolojisi) olmakla birlikte sonrasında PhET fizik dışındaki disiplinlere de genişlemiştir.

4 Ç:N.: Khan Academy, eğitim sistemini değiştirip geliştirmeyi, özgürleştirmeyi ve herkese ulaştırmayı hedefleyen; kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur.

Lisans

 Creative Commons Atıf-Gayri Ticari 4.0 Uluslararası Lisansı için ikon

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı Copyright © 2020 by Açık Mektep is licensed under a Creative Commons Atıf-Gayri Ticari 4.0 Uluslararası Lisansı, except where otherwise noted.

Bu Kitabı Paylaş