6 12.10 Adım sekiz: iletişim,iletişim,iletişim
Şekil 12.10.1 İletişim kurun!
Görsel: Care2, 2012
Çevrim içi iş birliğine dayalı öğrenme gibi (Bölüm 4.4) bazı öğretim yöntemleri, öğretmen ile öğrenciler arasındaki nitelikli tartışmalara dayalıdır. Ancak, öğretmen/öğretim elemanı ve öğrenciler arasındaki sürekli iletişimin tüm çevrim içi öğrenme deneyimlerinde yaşamsal önem taşıdığına ilişkin bilimsel kanıtlar bulunmaktadır. Aynı zamanda, öğretmen/öğretim elemanının iş yükünün dengede tutulabilmesi için iletişim sürecinin doğru ve dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir.
12.10.1 Öğretmenin buradalığı’ kavramı
Bir sınıf ortamında, öğretmenin veya öğretim elemanının varlığı (buradalığı) kanıksanmıştır. Öğretmen genellikle sınıf önündedir ve dikkatin odağıdır. Öğrenciler öğretmeni/öğretim elemanını görmezden gelmek isteseler bile, çok büyük amfilerde bile bunu yapmak kolay değildir. Öğretmenin/öğretim elemanının o odada bulunması bile çoğunlukla yeterli kabul edilmektedir. Öğretmen buradalığı konusunu çalışan çevrim içi öğrenme araştırmalarından, öğretmen buradalığının önemli pedagojik boyutları ile ilgili birçok şey öğrenebiliriz.
12.10.2 Öğretmen buradalığı ve uzaktan öğrenenin yalnızlığı
Yapılan araştırmalar, çevrim içi öğrenci başarısı ve memnuniyetinde ‘algılanan öğretmen buradalığı’nın kritik bir faktör olduğunu göstermiştir (Jonassen vd., 1995; Anderson vd., 2001; Garrison & Cleveland-Innes, 2005; Baker, 2010; Sheridan & Kelly, 2010). Öğrenciler, gerçekleştirdikleri çevrim içi etkinliklerin öğretmenleri tarafından takip edildiğini ve öğretmenlerinin dersin verilmesine aktif olarak katıldığını bilmek istemektedir.
Bunun sebepleri çok açıktır. Çevrim içi öğrenciler genellikle evden çalışırlar ve eğer tamamen çevrim içi bir programa kayıtlıysalar aynı dersi alan diğer öğrencilerle hiç tanışmayabilirler. Öğretmenden veya diğer öğrencilerden sözlü olmayan herhangi bir işaret almazlar: Sordukları aptalca bir soruya atılan bakış, öğretmenin dersin konusuyla ilgili tutkusunu gösteren mimikler, öğretmenin belli bir fikre ilişkin ağzından kaçırdığı yorum ya da başka bir öğrenci iyi bir noktaya temas ettiğinde veya zorlayıcı bir soru sorduğunda diğer öğrencilerin başlarıyla onaylaması gibi. Çevrim içi bir öğrencinin, öğretmeniyle koridorda karşılaşıp ona soru sorma şansı yoktur.
Bununla birlikte becerikli bir öğretmen/öğretim elemanı gerçekten güçlü ve etkili bir çevrim içi öğrenme ortamı oluşturabilir, ancak bunun doğru ve detaylı bir şekilde planlanması, tasarlanması ve öğretmenin iş yükünü kontrol altında ve dengede tutacak şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
12.10.3 Öğrencilerden beklentilerin ortaya konması
İster harmanlanmış ister tamamen çevrim içi bir ders olsun, dersin en başında öğretmenin/öğretim elemanının, çevrim içi derslerde öğrencilerden beklentilerini ortaya koyması çok önemlidir. Bir düşündüğümüzde, yüz yüze öğretim için de niye aynısını yapmayalım ki?
Birçok eğitim kurumunun bilgisayar ve internet kullanımıyla ilgili bir davranış kodu bulunmaktadır. Bu davranış kodu, genellikle, bürokratik bir dilde yazılmış uzun metinlerdir ve daha çok gereksiz, kötü niyetli e-posta veya zorbalık ya da bilgisayar korsanlığı gibi genel çevrim içi davranışlarla ilgilidir. Gerekli olmasına rağmen bu öğretim amaçları için yeterli değildir. Dolayısıyla öğretmenlerin veya öğretim elemanlarının kendi derslerine ilişkin öğrenci davranışı beklentilerini içeren ve çevrim içi öğrenmenin akademik gerekliliklerini anlatan bir bilgi notu geliştirmeleri önerilmektedir. Anlamlı çevrim içi tartışmalara ilişkin rehber ilkeler veya kurallar Bölüm 4.4.4.5`de verilmektedir. Bununla birlikte öğretmen buradalığını temin etmek için öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının alabileceği başka önlemler de bulunmaktadır.
Dersin ilk haftasında, dersin geri kalanı için öğrenci beklentilerinin ortaya konulduğu ufak bir ödev verilebilir. Örneğin öğrencilerden kendi özgeçmişlerini paylaşıp diğer öğrencilerin özgeçmişlerine yorum yapmaları istenebilir veya öğrencilerden, öğrenme yönetim sistemindeki tartışma forumu aracını kullanarak ders başlamadan önce dersle ilgili bir konu hakkında yorumlarını paylaşmaları istenebilir. Bu etkinliğe özel bir önem vermek gerekir çünkü araştırmalar dersin ilk haftasındaki etkinliklere cevap vermeyen öğrencilerin dersi tamamlayamama riskinin çok yüksek olduğunu gösteriyor. Öğretmen/öğretim elemanının birinci haftanın sonunda etkinliğe cevap vermeyen öğrencilerle telefon ya da e-posta yoluyla bağlantıya geçerek, her öğrencinin rehber ilkeleri takip etmesini veya o haftanın etkinliğini gerçekleştirmesini sağlamaları önerilmektedir (öğrencileri çevrim içi çalışma deneyimine sahip olsalar bile). Böylelikle öğrenciler, öğretmenin/öğretim elemanının dersin en başından kendilerinin ne yaptığını (veya daha da önemlisi ne yapmadığını) takip ettiğini bileceklerdir.
Farklı derslerin farklı rehber ilkeleri olabilir. Örneğin bir matematik veya fen bilimleri dersinde tartışma forumları yerine bilgisayarla puanlanan öz-değerlendirme amaçlı çoktan seçmeli sorulara ağırlık verilebilir. Öğrenciler etkinliğin zorunlu olup olmadığı, zorunlu değilse not almayacakları bir etkinlik için ne kadar zaman harcamaları gerektiği ve etkinliğin notlandırılan etkinliklerle bağlantısını açık ve net bir şekilde bilmelidir. Bu tür bir etkinlik dersin ilk haftası içinde yapılmalı ve öğretmen/öğretim elemanı etkinliği yapmayan veya etkinliği yaparken zorluk yaşayan öğrencileri takip etmelidir.
Son olarak öğretmenler/öğretim elemanları olarak sizler de bu rehber ilkelere uymalısınız. Etkinliklere vereceğiniz geri bildirimler ve tartışma gruplarında yapacağınız yorumlar olumsuz değil yardımcı ve yapıcı olmalıdır. Her zaman `orada’ olarak ders içi tartışmaları teşvik etmeli ve gerektiğinde (örneğin öğrencilerin yorumları ana konudan uzaklaştığında veya fazla kişiselleştiğinde) devreye girerek müdahale etmelisiniz.
12.10.4 Öğretim felsefesi ve çevrim içi iletişim
Öğretime daha nesnelci yaklaşan öğretmenler/öğretim elemanları, yalnızca öğrencilerin içeriğe erişip erişmediklerine değil anlayıp anlamadıklarına da odaklanmak isteyeceklerdir. Bunun için öğrencinin materyallere geri dönüp anlamadığı veya güçlük çektiği konuları farklı bir yöntemle (hem video hem metin gibi) tekrar etmesi ve çalışmasını öğretmenin/öğretim elemanının ya da bilgisayarın otomatik olarak sağladığı geri bildirimle desteklemesi gerekebilir. Çoğu öğrenme yönetim sistemi öğrenci etkinliklerinin özetini vermektedir. Her bir öğrencinin ilerlemesini takip etmek son derece önemlidir. Yapılandırmacı yaklaşımı daha çok benimseyen öğretmenler/öğretim elemanları ise dersin yapısında çevrim içi tartışma ve argümanı daha fazla vurgulamaktadır.
Öğretim yaklaşımınız ne olursa olsun, öğrencileriniz bazı konularda nerede durduğunuzu bilmek isteyeceklerdir. Dolayısıyla genellikle içeriği `bir yandan … diğer yandan’ yaklaşımıyla objektif bir biçimde sunmak gerekirken, öğrenciler öğretmenin/öğretim elemanının bir konuya ilişkin yaklaşımını net olarak bildikleri zaman derse daha bağlı olmaktadır. Bunu farklı yollarla yapmak mümkündür, bir konuyla ilgili ses dosyası, bir tartışmaya müdahale ya da bir denklem çözümünde sizin yaklaşımınızı gösteren kısa bir video gibi… Öğretmen/öğretim elemanının bu kişisel müdahalesinin dikkatli bir şekilde planlanması gerektiği açıktır; ancak bu tür müdahaleler, öğrencinin derse devamı ve aktif katılımı üzerinde büyük bir fark yaratabilir.
12.10.5 İletişim ortamının seçimi
Bugün, öğretmenlerin/öğretim elemanlarının öğrencileriyle veya öğrencilerin kendi aralarında iletişim kurmalarını sağlayacakları çok çeşitli medya türleri bulunmaktadır. Bu medya türlerini, dört ana kategoride sınıflandırabiliriz:
- yüz yüze iletişim (öğrenci görüşme saatleri, belirli saatte yapılan dersler veya koridorda karşılaşmak gibi mutlu tesadüfler);
- telefon görüşmeleri, web üzerinden yazışma ya da sesli konferans (ör. Blackboard Collaborate) veya hatta video konferans (ör. ZOOM) içeren eş zamanlı iletişim araçları;
- farklı zamanlı iletişim araçları (e-posta, kaydedilmiş ses dosyaları veya videolar ve öğrenme yönetim sistemi üzerindeki çevrim içi tartışma forumları);
- sosyal medya (bloglar, wikiler, mobil telefonlardan ses veya metin mesajları, Facebook ve Twitter).
Genel olarak baktığımda, farklı zamanlı iletişimi iki nedenden dolayı çok daha fazla tercih ediyorum. Öğrenciler genellikle bir işte çalışıyorlar ve meşgul bir yaşamları var. Dolayısıyla farklı zamanlı tartışma, soru ve cevaplar onlar için çok daha uygun… Farklı zamanlı iletişim araçlarına her zaman erişilebilir. Ayrıca, öğretim elemanı olarak benim için de çok daha uygun… Örneğin başka bir ülkede bir konferansta olsam dahi boş vaktim olduğunda derse bağlanabilirim. Aynı zamanda, öğrencilerle olan bütün iletişimimin yani onlara neler söylediklerimin kaydı da tutuluyor. Eğer bir öğrenme yönetim sistemi kullanıyorsanız, kullanıcı adı ve şifreyle girildiği için bütün iletişiminizi sınıf içinde özel tutmanız da mümkün olabilir.
Bununla birlikte grup çalışması için rol ve sorumlulukların belirlenmesi, grup ödevinin son taslağının incelenmesi veya öğrencinin bir konuda takılıp onu çözmeden ders içinde ilerleyememesi gibi öğrencilerin kısa süre içinde karmaşık kararlar vermesi gerektiğinde farklı zamanlı iletişim yorucu olabilir. Böyle durumlarda, dersin tamamen çevrim içi veya harmanlanmış olmasına göre yüz yüze iletişim veya teknoloji tabanlı eş zamanlı iletişim çok daha faydalı ve pratik olacaktır.
Tamamen çevrim içi bir kursta bazen Blackboard Collaborate veya ZOOM gibi bir konferans sistemi kullanarak bir yarıyıl boyunca tüm öğrencileri bir veya iki kez bir araya getirmek, bir kursun başında bir topluluk hissi elde etmek, yüz veya sese sahip gerçek bir insan olarak ‘varlığımı’ ortaya koymak veya ders sonunda dersi toparlamak ve öğrencilerin soru sorup tartışmaları için fırsat yaratmaya çalışıyorum. Bununla birlikte bu eş zamanlı ‘dersler’ her zaman isteğe bağlıdır çünkü orada bulunamayan bazı öğrenciler mutlaka olacaktır (her ne kadar kayıtlı formatta mevcut olsalar da).
Harmanlanmış bir ders için ilk veya ikinci haftada bir dizi küçük yüz yüze grup oturumu düzenleyeceğim -böylece öğrenciler hem birbirini hem de beni tanıyabilir- sonra onları herhangi bir grup çalışması veya tartışma için farklı gruplara ayıracağım.
Bloglar veya e-portfolyolar, öğrencilerin kendi öğrenmelerini kaydetmeleri veya öğrendiklerini yansıtmaları için önemli birer araçtır. Bloglar, aynı zamanda, öğretmenin/öğretim elemanının dersle ilgili haberler veya olayları paylaşması ve yorumlamasında kullanabileceği faydalı bir yoldur. Ancak öğrencilerin özel yaşamları ve sohbetleri ile daha formal sınıf içi iletişim arasındaki ayrımın net olarak yapılması gerekir.
12.10.6 Çevrim içi tartışmaların yönetimi
Bu konuyla ilgili çok sayıda kitap yazıldı (bk. Salmon, 2000, Paloff ve Pratt, 2007; Harasim, 2017) ve bu konu, Tema 4 ve Bölüm 4.4.4’de daha ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Fakat, dikkate alınması gereken bazı temel noktalar mevcuttur.
12.10.6.1 İzlekli tartışma
Öğrenme yönetim sistemindeki izlekli (threaded) tartışma forumunu kullanın. Bazı sistemlerde, öğretmenin/öğretim elemanının bu aracı etkinleştirmesi gerekebilir.
Şekil 12.10.2 İzlekli tartışma örneği. Bu eski bir ÖYS’dir (WebCT), ancak iş parçacığı tartışmasının değerini açıkça göstermektedir.
Öğrenme yönetim sistemleri gün geçtikçe daha fazla öğretmen/öğretim elemanının WordPress veya başka içerik yönetim sistemlerini kullanması nedeniyle eski cazibesini yitirse de ben öğrenme yönetim sisteminin forum tartışma aracını kullanmayı seviyorum çünkü böylece tartışmaları farklı başlıklar altında (her bir konu için bir forum açarak) sınıflandırabiliyorum.
İzlekli tartışmada, başka bir kişinin gönderisi hakkında öğrencinin yorumu, gönderinin yanında yayınlanır ve öğrencinin asıl gönderiyi yapması ya da diğer öğrencilerin yoruma yanıt vermesi sağlanır. Bu şekilde, belirli bir konuyla bağlantılı yorumlar “zinciri” takip edilebilir. İyi seçilmiş bir konunun veya alt konunun genellikle on veya daha fazla bağlantılı yorumu olacaktır ve eğitmen bir bakışta hangi konuların ‘popülerlik’ kazandığını söyleyebilir.
Bloglarda olduğu gibi yorumların kronolojik olarak sıralanması, tartışmanın izini takip etmeyi zorlaştırmaktadır. Blogları tercih etmememin bir başka sebebi de, bazı zamanlar ders içinde yaptığımız tartışmaların bir kısmını kendime ve sınıfıma özel tutmak istediğim oluyor; çünkü forumları yanlış anlaşılmış konuları belirlemek ve eleştirel düşünme ve açık iletişim gibi becerileri geliştirmek için kullanıyorum.
12.10.6.2 Orada olun!
Öğrencilerin sizin çevrim içi varlığınızı hissetmeleri gerekir. Bunun için en azından tartışmaları düzenli olarak takip edin ve gerektiğinde tartışmaya müdahale ederek orada olduğunuzu gösterin.
Öğrencilerle çevrim içi iletişimi nasıl sağlayacağınıza ilişkin daha fazla bilgi için Gilly Salmon, Rena Paloff ve Keith Pratt ile Linda Harasim’in kitaplarına bakabilirsiniz.
12.10.7 Öğrenciler arasındaki kültürel ve diğer farklılıklar
Verdiğim dersler arasında en heyecanlı ve ilginç olanları, farklı ülkelerden gelen uluslararası öğrencilerin kayıt olduğu derslerdi. Bununla birlikte öğrencilerin hepsi kampüse bir saat uzaklıktaki bir yerden geliyor olsalar bile, hepsinin öğrenme tercihleri ve çevrim içi çalışmaya yaklaşımları birbirinden farklı olacaktır. İşte bu yüzden, öğrencilerden beklenen öğrenme çıktıları ile tartışma forumlarının amacı hakkında açık ve net olmamız gerekiyor.
Öğrenciler farklı şekillerde öğrenir. Eğer öğrenme hedeflerinden biri eleştirel düşünme ise öğrenciler bu hedefe farklı yollardan ulaşacaklardır. Bazı öğrenciler, dersle ilgili konuları arkadaşlarıyla kahve içerken tartışabilirler. Bazıları farklı kaynaklardan okuyarak, farklı görüş açılarını öğrenmek isteyebilirler. Bazıları, çevrim içi tartışma forumlarında çalışmayı tercih edebilir. Bazı öğrenciler çevrim içi platformda `gizli’ var olur; vardır ancak doğrudan, aktif olarak katkıda bulunmaz. Uluslararası öğrencilerin dil becerilerini geliştirmeye çalışıyorsanız, çevrim içi tartışmalara katılmalarını zorunlu tutup sağladıkları katkıyı değerlendirebilirsiniz. Ancak ben hiçbir zaman öğrencilerimi katılmaya zorlamıyorum. Ben, onları tartışmaya çekecek kadar ilginç konular bulmaya çalışarak bir nevi kendime meydan okuyorum. Yaptıkları sürece, öğrenme çıktılarını nasıl elde ettikleri beni hiç ilgilendirmiyor.
Şunu da belirtmem gerekir ki öğrencilerin katılımını kolaylaştırmak veya teşvik etmek için birçok şey yapılabilir. Bir defasında, sınıftaki 30 öğrencinin 20’sinin Çinli soyadına sahip olduğu bir lisansüstü sınıfım vardı. Öğrenci kayıtlarından ve ilk hafta gönderdikleri kısa biyografilerden, yalnızca birkaç öğrencinin Çin’den olduğunu, birçoğunun Hong Kong’da ve kalanının da Kanada’da yaşadıklarını fark ettim. Kanada’da yaşayan son grubun içinde bile iki alt-grup vardı: Kanada’da yeni göç edenler ve büyük büyük-babaları 19. yüzyılda Kanada’ya göç etmiş olanlar…
Basmakalıp düşüncelere güvenmek tehlikeli olsa da öğrenci hem ‘psikolojik’ hem de coğrafi olarak ne kadar uzaksa, çevrim içi katılıma o kadar az güdülenmiş olduklarını fark ettim. Bu kısmen bir dil sorunu olsa da aynı zamanda kültürel bir sorundu. Özellikle de Çin’de yaşayan öğrencilerim, tartışma forumlarına yorum yapmaya çok isteksizdi. Neyse ki bizi ziyaret eden Çinli bir bilim insanımız vardı ve bize tartışmalara kolektif bir katkı sağlamak için üç Çinli kadınını kursa dâhil etmemizi tavsiye etti ve yorumlarının “uygun” olup olmadığını kontrol etmem için bana göndermelerini rica etti. Birkaç yorum yaptım, geri gönderdim ve daha sonra yayınladılar. Yavaş yavaş kursun sonunda, her biri kendi yorumlarını ayrı ayrı yayınlama konusunda güven duymaya başladı. Fakat bu onlar için zorlu bir süreçti. (Öte yandan, kursla ilgili olsun olmasın, özellikle de o sırada devam eden Dünya Kupası futbol turnuvası hakkında her şeyi yorumlayan Meksikalı öğrencilerim vardı).
Öğrencilerin farklılıkları (ve muhtemelen stereotipler) de zamanla değişir. 20 yıl sonra bugünkü Çince isimlerle bu farkların geçerli olup olmayacağından emin değilim . Buradaki önemli nokta öğrencilerin çevrim içi tartışmaya farklı yaklaşımlar sergileyeceği ve öğretmenin/öğretim elemanının bu farklılıklara ve stratejilere duyarlı davranarak herkesin katılımını sağlamaya çalışması gerektiğidir.
12.10.8 Sonuç
Bu oldukça kapsamlı bir konu ve tek bir bölümde yeterince ele almak çok güç. Bununla birlikte bir öğrencinin çevrim içi bir parçası olan bir dersi başarıyla tamamlamasında öğretmen/öğretim elemanının `buradalığı’nın önemini ne kadar vurgulasam azdır. KAÇD’lerde çok az sayıda öğrencinin dersleri tamamlamasının bir nedeni, öğretmenin çevrim içi buradalığının olmamasıdır.
Günümüzde, bir öğretmen/öğretim elemanı olarak öğrencilerle iletişim kurmanız için sayısız araç ve yol var… Ancak bunu yaparken kendi iş yükünüzü de dengeli tutmanız gerekir. 7×24 erişilebilir olmanız mümkün olmadığına göre çevrim içi unsuru `buradalığınız’ı en iyi ve etkin şekilde kullanacak şekilde tasarlamalısınız. Aynı zamanda, çevrim içi öğrencilerle iletişim her an öğretim deneyiminizin en ilginç ve tatmin edici kısmı hâline gelebilir.
Etkinlik 12.10 Öğrencilerinizle iletişim kurun
1. Çevrim içi bir dersteki buradalık ilkelerinin bazılarını büyük bir amfide yüz yüze yaptığınız derse nasıl uygularsınız?
2. Öğrencilerin haftada en az bir kere sınıfta buluştuğu harmanlanmış bir derste, öğrencilerle hangi iletişimin kampüste hangi iletişimin çevrim içi olarak yapılacağına nasıl karar verirsiniz? Bu kararınızın arkasındaki sebepler nelerdir? Fark eder mi?
3. Konu alanınızda öğrencilerin tartışma içinde yer alması ne kadar önemli? Hangi öğrenme hedeflerini destekliyor? Öğrencilerinizin tartışma yoluyla bu hedeflere ulaşmasına nasıl yardımcı olabilirsiniz?
4. Öğrenciler ve öğretmen/öğretim elemanı arasındaki etkileşim/iletişim, eğitimin en önemli maliyet etkilerinden biridir. Tartışma ya da öğrenciler ve öğretmen/öğretim elemanı arasında farklı bir iletişim yönteminin kullanımını meşrulaştıran amaçlara daha başka, daha az maliyetli yöntemlerle ulaşılabilir mi? Mesela, bunu bilgisayarları kullanarak yapabilir miyiz? Etmiyorsa, sizce neden?
Kaynakça ve ek okumalar
(Bu konuda yapılan çok sayıda yayın arasından küçük bir seçki)
Anderson, T., Rourke, L., Garrison, R., & Archer, W. (2001). Assessing teaching presence in a computer conferencing context Journal of Asynchronous Learning Networks, Vol. 5, No.2.
Baker, C. (2010) The Impact of Instructor Immediacy and Presence for Online Student Affective Learning, Cognition, and Motivation The Journal of Educators Online Vol. 7, No. 1
Garrison, D. R. & Cleveland-Innes, M. (2005). Facilitating cognitive presence in online learning: Interaction is not enough American Journal of Distance Education, Vol. 19, No. 3
Harasim, L. (2017) Learning Theory and Online Technologies 2nd edition New York/London: Taylor and Francis
Jonassen, D., Davidson, M., Collins, M., Campbell, J. and Haag, B. (1995) ‘Constructivism and Computer-mediated Communication in Distance Education’, American Journal of Distance Education, Vol. 9, No. 2, pp 7-26.
Paloff, R. and Pratt, K. (2007) Building Online Learning Communities San Francisco: John Wiley and Co.
Salmon, G. (2000) E-moderating London/New York: Taylor and Francis
Sheridan, K. and Kelly, M. (2010) The Indicators of Instructor Presence that are Important to Students in Online Courses MERLOT Journal of Online Learning and Teaching, Vol. 6, No. 4