10.4 Kampüste yüz yüze öğretim mi, kampüste çevrim içi öğretim mi
ekil 10.4.1 Kampüs derslerine kaydolan öğrenciler çevrim içi olarak ne yapmalıdır? Görsel: UBC Kütüphanesi
Öğrenci demografiklerinin analizi, bir dersin veya programın kampüste yüz yüze mi yoksa tamamen çevrim içi verilmesi mi gerektiğine karar vermemize yardımcı olabilir. Ancak elbette ki çevrim içi kısımlarının yoğunluğu giderek artan yüz yüze ders ve programların büyük çoğunluğu için yüz yüze ve çevrim içi kısımlarda neler yapılacağına dair karar verirken öğrenci demografiklerinden çok daha fazlasına ihtiyacımız olacaktır.
10.4.1 Bir yöntem önerisi
10.4.1.1 Başarılı deneyime dayalı bir yaklaşım bulma
Bu konu ile ilgili kararı vermek için üzeride uzlaşılmış bir kuram veya iyi uygulamalar mevcut değildir. Genel kanı, yüz yüze öğretmenin doğal olarak egemen olması ve yalnızca gerekiyorsa çevrim içi olmanız gerektiği şeklindedir. Ancak son on yılda çevrim içi öğrenimin çok sayıda bilgi alanının çevrim içi ortamda da aynı şekilde veya daha iyi şekilde öğretilebileceğini açıkça gösterdiğine şahit olduk. Bu nedenle, yüz yüze öğretim de dâhil olmak üzere farklı medyanın göreceli değerlerini belirlemek için bilinçli bir kararın verildiği örneklere bakacağım. Bunun en belirgin hâle geldiği alan fen öğretimidir.
1970’lerde İngiltere’deki Açık Üniversite’de fen bilimleri alanındaki uzaktan eğitim ders ve programlarını tasarlarken kullanılan bir yöntemi temel alarak gideceğim. O zaman yapılması gereken zor şey basılı olarak televizyonda, ev deney setleri aracılığıyla ve son olarak geleneksel bir üniversitedeki bir haftalık pansiyonlu ve uygulamalı yaz okulunda nelerin en iyi şekilde yapıldığına karar vermekti. O zamandan beri Athabasca Üniversitesi’nden Dietmar Kennepohl ve Lawton Shaw çevrim içi fen öğretimi ile ilgili mükemmel bir kitabın editörlüğünü yapmaktadırlar (Kennepohl ve Shaw, 2010). Colorado Bölge Üniversitesi Sistemi ise çevrim içi verilen fen bilimleri giriş dersleri için öğrencilerin uygulamalı çalışmalarında kullanılmak üzere uzaktan çalıştırılan laboratuvarlar ve ev kitlerini birlikte kullanmaya başladı (Schmidt ve Shea, 2015).
Bu girişimlerin her biri, yüz yüze yapılması gerekenler ve çevrim içi ortamda neler yapılabileceği konusunda karar vermek için pragmatik bir yöntem benimsemiştir. Bu yaklaşımların her birinin ortak yanı, bu soruyu açık fikirli bir şekilde ele almak isteyen konu uzmanlarının bilgi ve deneyimine güvenmek ve öğretim tasarımcıları veya medya üreticileri ile eşit bir temelde çalışmaktır.
Bu deneyimlerden, tamamen pedagojik gerekçelerle harmanlanmış eğitim modunda sıfırdan tasarlanan bir kurs için ne zaman çevrim içi olmanız ve ne zaman olmamanız gerektiğine karar vermek amacıyla olası bir süreç belirledim. Bu süreç şu beş adıma dayanmaktadır:
- genel öğretimsel yaklaşımın / gerekli pedagojinin belirlenmesi
- derste işlenecek içeriğin belirlenmesi
- öğretilecek temel becerilerin tanımlanması
- var olan kaynakların analizi
- tanımlanan öğrenme hedeflerinin her biri için en uygun öğretim şeklinin analiz edilmesi
Rastgele bir konu alanı seçeceğim: uzmanı olmadığım hematoloji (kan bilimi). Ama işte bu alanda bir uzman ile çalışsaydım önereceğim şey şu olurdu.
Şekil 10.4.2 Hematoloji dersi çevrim içi verilebilir mi?
Görsel: CC Wikimedia Commons: Ulusal Kanser Enstitüsü, ABD
10.4.1.2 Adım 1: Temel öğretim yaklaşımını tanımlamak.
Bu konu Tema 2- 4’de tartışılmıştı; ancak göz önünde bulundurulması gereken noktalar şunlardır:
Şekil 10.4.3 Hangi öğretim yaklaşımı?
Bu tablo, hangi öğretim yöntemlerinin kullanılabileceğini tanımlayan genel bir öğretim yaklaşımı veya planının oluşturulmasına yardımcı olacaktır. Hematoloji örneğimizde dersin öğretim elemanı, öğrencilerin konuya eleştirel bir bakış açısı geliştirebileceği daha yapılandırmacı bir yaklaşım sergilemek istiyor. Derste özellikle de kanın alınması ve depolanmasındaki güvenlik hususları ile kanın kontaminasyonunu etkileyen faktörler gibi belirli konulara yoğunlaşmak ve öğrencilerin kan örneklerinin analizi ve yorumlanmasına ilişkin becerilerini geliştirmek istiyor.
10.4.1.3 Adım 2:derste işlenecek içeriğin belirlenmesi
İçerik; olguları, verileri, hipotezleri, fikirleri, argümanları, kanıtları ve tanımları (örneğin bir ekipmanın parçalarının ve parçaların birbirleriyle ilişkilerinin gösterilmesi veya tanımlanması) kapsar. Öğrencilerin bu ders kapsamında neleri bilmesi gerekir? Hematolojide kanın kimyasal kompozisyonu, fonksiyonları, vücutta nasıl dolaştığı, hücre biyolojisinin ilgili kısımlarının tanımlamaları, hangi dış faktörlerin kanın bütünlüğünü veya işlevselliğini bozabileceği, kan analizinde kullanılan ekipmanların neler olduğu ve nasıl kullanıldığı, kan pıhtılaşmasıyla ilgili kuramlar ve hipotezler, kan testleri ve hastalıklar arasındaki ilişki gibi birçok konu bu dersin kapsamına girer.
Özellikle, bu dersin içeriğinin sunulmasına ilişkin zorunluluklar nelerdir? Dinamik etkinliklerin açıklanması ve anahtar kavramların farklı renklerle temsil edilmesi kesinlikle önemli olacaktır. Kan örneklerinin farklı yoğunluk derecelerinde gözlemlenmesi, mikroskop kullanımını gerektirecektir.
İçeriği sunmak için artık elimizde birçok yol bulunmaktadır: metin, grafik, ses, video ve benzetim. Örneğin mikroskopla incelemeyi gösteren grafikler, kısa bir video veya fotoğraflar, kan hücrelerinin farklı koşullar altında nasıl davrandığını örneklendirmede kullanılabilir. Günümüzde bu tür içeriklere, internet üzerinde eğitsel amaçlarla kullanıma açık ve ücretsiz bir şekilde erişilebilmektedir (örneğin, bk. Amerikan Hematoloji Derneği’nin video kütüphanesi). Bu tür materyalleri sıfırdan oluşturmak oldukça pahalı olsa da yüksek kaliteli ancak düşük maliyetli dijital kayıt cihazlarıyla artık daha kolay hâle gelmiştir. Bir deneyin dikkatlice kayıt altına alındığı bir videonun derste kullanılması, öğrencilerin fiziksel olarak bir laboratuvarda ekipmanlar arasından deneyi izlemeye çalışmalarından daha etkili olabilecektir.
10.4.1.3 Adım 3:derste işlenecek içeriğin belirlenmesi
Beceriler, içeriğin nasıl uygulanacağını tanımlamaktadır. Bu kapsamda glikoz ve insülin seviyeleri gibi kan bileşenlerinin analizi, ekipman kullanımı (ekipmanın güvenli ve etkin kullanımının bir öğrenme hedefi olarak belirlendiği derslerde), teşhis, kuram ve kanıtlara dayalı olarak neden-sonuç ilişkisi ile ilgili hipotezler geliştirerek sonuçların yorumlanması, problem çözme ve raporlama sayılabilir.
Özellikle de ekipman parçalarının değiştirilmesi, ekipmanın nasıl çalıştığına dair manuel işlemlerden veya dokunma duyusunu gerektiren diğer becerilerden bahsediyorsak bu tür becerilerin geliştirilmesi zorlu bir görev hâlini alabilir. (Aynı zorluğu, örneğin tatma veya koklama duyusunun kullanılmasını gerektiren becerilerde görebiliriz). Hematoloji örneğimizde, öğretilmesi gereken becerilerin bazıları insülin veya glikoz gibi belirli kan bileşenlerinin veya analitlerin analizi, sonuçların yorumlanması ve tedavi önerilmesi gibi becerileri içerebilecektir. Buradaki amaç, bu becerilerin çevrim içi ortamda da etkin bir şekilde öğretilebilmesi ile ilgili yol ve yöntemlerin olup olmadığının bulunmasıdır. Bu kapsamda ihtiyaç duyulan becerilerin tanımlanması, bu tür becerilerin çevrim içi ortamda nasıl geliştirileceğinin (uygulama olanakları dâhil) incelenmesi ve bu tür becerilerin çevrim içi ortamda nasıl değerlendirileceğinin belirlenmesi gerekmektedir.
2. ve 3. adımları, dersin anahtar öğrenme hedefleri olarak ele alalım.
10.4.1.5 Adım 4: Her bir öğrenme hedefi için en uygun yöntemin analiz edilmesi
Şekil 10.4.4’deki gibi bir tablo oluşturalım:
Yüz yüze |
Çevrim içi |
|
İçerik | ||
Öğrenme teorisi ve terminolojisi |
X |
|
Etkileşimler videosu |
X |
|
Kanın moleküler yapısının grafikleri |
X |
|
Beceriler | ||
Sanal ekipman kullanımıyla deneysel ortam tasarımı |
X |
|
Analizleri gözlemle |
X |
X |
Glukoz enjekte et |
X |
X |
Şekil 10.4.4 Ders verme biçimlerinin belirlenmesi
Bu örnekte, eğitmen mümkün olduğunca çevrim içi hareket etmek istemektedir, böylece öğrencilerle daha fazla zaman geçirebilecek, laboratuvar çalışmalarına eğilebilecek ve öğrencilerin kuram ve uygulamaya ilişkin sorularını cevaplayabilecektir. Kan ve diğer faktörler arasındaki anahtar ilişkileri anlatan birçok etkili çevrim içi videoya internet üzerinden erişebilen öğretim elemanı, aynı zamanda kanın moleküler yapısıyla ilgili bulduğu uygun grafikleri ve basit animasyonları da derste kullanmaktadır. Ayrıca, bir grafik tasarımcının yardımıyla kendi grafiklerini oluşturmuştur. Sonuçta aslında kendi başına geliştirmesi gereken yeni materyal veya içerik miktarının aslında çok az olduğunu görmüştür.
Öğretim tasarımcısı da öğrencilerin sanal ekipmanların bir araya getirilmesi, verilerin girilmesi ve bir deney yapılmasını içeren bir laboratuvar düzeneğinin oluşturulmasını sağlayan bir yazılım bulmuştur. Yine de, glikoz insersiyonu veya kanın kimyasal bileşenlerinin analizi için ‘gerçek’ bir mikroskop kullanma gibi laboratuvarda manuel olarak yapılması gereken bazı beceriler vardır. Ancak derste çevrim içi materyallerin kullanılması, öğretim elemanının laboratuvarda öğrencilerle daha fazla ve daha etkili zaman geçirmesini sağlamıştır.
Dersin büyük bir kısmı çevrim içi verilip ‘elle’ uygulama gerektiren çalışmalar için bir veya birden fazla akşam ya da haftasonu laboratuvarda buluşulabilir. Dersin büyük bir kısmı çevrim içi verilip `elle’ uygulama gerektiren çalışmalar için bir veya birden fazla akşam ya da haftasonu laboratuvarda buluşulabilir. Ya da `elle’ çalışılması gereken işlerin yoğunluğuna göre ders yüzde 50 laboratuvar çalışması yüzde 50 çevrim içi öğrenme olarak harmanlanabilir.
Gerçek ekipmanların uzaktan ayarlanabildiği çevrim içi uzak laboratuvarlar, animasyon ve benzetimlerin geliştirilmesiyle, geleneksel laboratuvar çalışmalarını bile çevrim içi platformlara taşımak mümkün olmaktadır. Bununla birlikte internet üzerindeki içerik katlanarak artmaya devam etse bile, tam olarak ihtiyaç duyulan her şeyi internette bulmak her zaman kolay değildir. Beşeri bilimler, sosyal bilimler ve işletme gibi diğer konu alanlarında öğretimi çevrim içi platforma taşımak çok daha kolaydır.
Harmanlanmış bir dersin yüz yüze ve çevrim içi kısımlarının dengesini kurmak için kullanılabilecek bu yöntem oldukça basit olsa da bir başlangıçtır. Bu kararların, eğitmenlerin konu alanı hakkındaki bilgilerine ve çevrim içi olarak öğrenme sonuçlarına nasıl ulaşacakları hakkında yaratıcı düşünme becerilerine dayanarak nispeten sezgisel olması gerektiği görülebilir. Neyse ki artık, çoğu konu alanında nitelikli öğrenme hedeflerine ulaşabilmek için ihtiyaç duyulan içeriğin ve becerilerin büyük kısmının çevrim içi olarak da öğretilebileceğini bilecek kadar çevrim içi öğretim deneyimimiz bulunmaktadır. Bundan sonra, öğretimin varsayılan olarak yüz yüze bir faaliyet olması gerektiği gibi bir düşünceyi savunmak geçersizdir.
Dolayısıyla her öğretmenin veya öğretim elemanının kendisine şu soruyu sorması gerekir: Eğer dersimin büyük kısmını çevrim içi ortama taşıyacaksam, sınıf veya laboratuvarda yüz yüze öğretim yapmanın bana ve öğrencilerime tam olarak nasıl bir faydası olacaktır? Öğrenciler neden benimle birlikte sınıfta olmalı ve onlar buradayken zamanımı en verimli şekilde kullanıyor muyum?
10.4.2 Var olan kaynakların analizi
Öğrenci profili, öğretim yöntemi ve pedagojik temelli karar almaya ek olarak dikkate alınması gereken diğer bir husus da varolan kaynakların değerlendirilmesidir. (Bu, öğrenme hedeflerini farklı modlara tahsis etmeden önce gerçekten 4. Adım olmalıdır, ancak her durumda kaçınmak zor olacaktır.).
10.4.2.1 Öğretmen zamanı
Anahtar kaynaklardan biri, öğretmenin veya öğretim elemanının sahip olduğu zamandır. Bir öğretmenin uygun olduğu sınırlı zamanın en iyi ne şekilde kullanılacağı ile ilgili dikkatli değerlendirmeler yapmak gerekir. Kan testi prosedürlerinden bazılarını kayıt altına alarak derste bir dizi video kullanmak faydalı olsa da bu videolar hâlihazırda özgürce kullanılacak bir formatta değilse, tek bir ders için özel olarak video çekimi yapmak ne öğretmenin video çekimi ve prodüksiyonu için ayıracağı zaman ne de videoların profesyonel bir ekip tarafından hazırlanmasının getireceği mali yük açısından gerekçelendirilemeyebilir.
Çevrim içi öğretimin nasıl yapılacağını öğrenmek için harcanan zaman özellikle önemlidir. Dik bir öğrenme eğrisi vardır ve sonraki çevrim içi kurslarda bunu öğrenmek için gereken zaman gitgide azalacaktır. Kurum, çevrim içi veya harmanlanmış öğrenmeye geçmek isteyen öğretmenlere bir tür eğitim veya profesyonel gelişim etkinliği sunmak durumundadır. İdeal olan bir çevrim içi dersi tasarlamak ve hazırlanmak ya da harmanlanmış bir dersi yeniden tasarlamak için öğretmenlere bir serbest çalışma periyodu (bir dönem derse girmeme gibi) vermektir. Ne yazık ki böyle bir olanağın sağlanması her zaman mümkün değildir. Ancak, bildiğimiz bir tek şey var: Öğretmenin iş yükü, ders tasarımının bir sonucudur. İyi tasarlanmış çevrim içi dersler, öğretmenin daha fazla değil daha az iş görmesini sağlar.
10.4.2.2. Öğrenme teknolojileri destek personeli
Görev yaptığınız kurumda öğretim elemanlarına veya öğretmenlere yönelik eğitim ve mesleki gelişim desteği veren bir birim ve öğretimi destekleyen öğretim tasarımcıları ve web tasarımcıları varsa onlardan faydalanın. Bu personel, genellikle eğitim bilimleri ve bilgisayar teknolojileri alanlarının her ikisinde de yeterlilik sahibidir. Çevrim içi öğretim yaparken hayatınızı kolaylaştıracak uzman bilgi ve becerisine sahiptirler. (Bu konuyu, Bölüm 13’de daha detaylı inceleyeceğiz.)
Kurumun sağlayacağı öğrenme teknolojisi desteğinin düzeyi, kritik bir faktördür. Bir öğretim tasarımcısı veya medya prodüksiyon ekibinin desteğini alabilecek misiniz? Eğer bu tür kurumsal bir destek yok ise çevrim içi öğrenmede çok deneyimli değilseniz dersinizin büyük kısmını çevrim içi değil yüz yüze yapmak durumunda kalacaksınız.
10.4.2.3 Hazır teknoloji
Çoğu üniversite Blackboard veya Moodle gibi bir öğrenme yönetim sistemine ya da dersleri kayıt altına aldıkları bir video kayıt sistemine sahiptir. Ancak öğretim elemanlarının video oluşturabilen ve işleyebilen, grafikler, animasyonlar, benzetimler ve web siteleri oluşturabilen medya uzmanlarına ve bloglar ile wiki yazılımlarına ihtiyacı giderek artmaktadır. Böyle bir teknoloji desteği olmadan, öğretim elemanlarının bildikleri ve güvendikleri sınıf öğretimine geri dönmeleri olasıdır.
10.4.2.4 Harmanlanmış ve çevrim içi öğrenmede deneyimli meslektaşlar
Bölümde hem konu alanına hâkim hem de bizzat çevrim içi öğretim yapmış deneyimli meslektaşların olması gerçekten faydalıdır. Bu kişilerin, kendi öğretim süreçlerinde kullanmak üzere geliştirdikleri ve diğer meslektaşlarıyla paylaşmak isteyebilecekleri materyalleri de olabilir.
10.4.2.5 Para
Bir dönem derse girmeyip ders tasarımıyla uğraşmanıza izin veren bir kaynak var mı? Çoğu eğitim kurumunda yenilikçi öğretim ve öğrenmeyi destekleyici kalkınma fonları bulunmaktadır. Aynı şekilde, örneğin, yeni açık eğitim kaynakları oluşturmak için dışarıdan hibe alımı söz konusu olabilir. Bu tür kaynaklar, uygulanabilirliği artıracak ve daha fazla ders veya programın çevrim içi platforma taşınmasına katkı sağlayabilecektir.
Gün geçtikçe daha fazla sayıda ve çeşitlilikte materyal açık eğitim kaynağı olarak erişime sunuldukça, öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının hem yüz yüze hem çevrim içi öğrenme ortamlarında içerik aktarımından çok öğrencileriyle daha fazla etkileşim kurmaya zaman ayırabildiklerini göreceğiz. Bununla birlikte açık eğitim kaynakları giderek daha fazla erişilebilir olsa da istenilen konularda veya içerik ya da prodüksiyon standartları açısından istenilen nitelikte olmayabilir (Açık Eğitim Kaynakları ile ilgili daha fazla bilgi için bkz. Bölüm 11.2).
Bu kaynakların erişime ne kadar açık oldukları, çevrim içi öğrenmeye ne düzeyde geçebileceğiniz ve kalite standartlarını hangi ölçüde karşılayabileceğinize dair size fikir verecektir. Yukarıda listelediğimiz kaynakların hiçbirine erişememeniz hâlinde çevrim içi öğretime geçme konusunu bir kere daha düşünmenizi öneririm.
10.4.3 Birden fazla ders verme biçiminin kullanılması
Belirli ders veya programlar için ayrı pazarlar açılması her gün giderek daha zorlaşmaktadır. Üniversitenin ilk yılında ders alan öğrencilerin büyük çoğunluğu liseden mezun olduktan sonra doğrudan lisans programına başlamış olsa da bazı öğrenciler için aynı şey söz konusu değildir. Az da olsa bir grup öğrenci liseden mezun olduktan sonra doğrudan iş piyasasına giren ya da mesleki eğitim almak üzere iki yıllık meslek yüksekokullarına devam ettikten sonra artık bir lisans diplomasına ihtiyaç duyduğuna karar veren kişilerdir. Özellikle de lisansüstü programlarda, lisans eğitimini yeni tamamlamış tam zamanlı yüksek lisans öğrencileri ile hâlihazırda bir işte çalışmakta olan ancak uzmanlık almak için lisansüstü dereceye ihtiyacı olan kişilerden oluşan karma bir öğrenci profili vardır. Benzer şekilde üniversitenin üçüncü ve dördüncü yıllarında da ya haftada 15 saatten fazla yarı zamanlı çalışan ya da hemen hemen tam zamanlı çalışan öğrencilerin yer aldığı karma bir öğrenci profiliyle karşı karşıya kalırız. Dolayısıyla kuramsal açıdan yüz yüze, harmanlanmış veya tamamen çevrim içi öğrenme için belirli bir pazar tanımlamam mümkün olsa da pratikte çoğu ders farklı ihtiyaçları olan karma bir öğrenci profili tarafından takip edilmektedir.
Harmanlanmış olarak tasarlanan ders sayısı artarsa, derslerin karma profillerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde nasıl tasarlanabileceği konusu düşünmeye değer hâle gelecektir. Örneğin hematoloji dersi örneğinden devam edersek, bu ders biyoloji bölümünde üçüncü sınıfta okuyan tam zamanlı öğrenciler tarafından alınabileceği gibi ya kendi başına ya da başka bir dersin parçası olarak hastanelerde çalışan hemşireler için bir sertifika programı olarak da kullanılabilir. Ders, ayrıca, lisans eğitimi sırasında bu dersi almamış tıp öğrencileri ya da diyabet gibi kan değerleriyle ilişkili hastalıkları olan hastalar tarafından da alınabilir.
Örneğin öğretim elemanımız öğrencilerin zamanının yaklaşık yüzde 50’sini çevrim içi ortamda kalanını ise kampüste geçireceği bir ders geliştirmişse, bu ders tasarımını farklı pazarlarda kullanmak mümkün olacaktır: Kampüs için ayrılan kısmın hemşirelik eğitiminde hastanedeki staj veya uygulamaya karşılık gelecek şekilde yeniden tasarlanması veya çevrim içi kısmın kendi başına bir KAÇD olarak hastaların erişimine açılması gibi… Bazı ders ve programların (hematoloji gibi) tamamen çevrim içi, tamamen harmanlanmış veya tamamen yüz yüze verilecek şekilde tasarlanması mümkün olmayabilir. Böylelikle, aynı dersin farklı pazarlara açılması ve farklı alanlarda kullanılması mümkün olacaktır.
10.4.4 Ders verme biçimini seçerken sorulması gereken sorular
Özet olarak sıfırdan bir ders tasarlarken dikkate almamız ve cevaplamamız gereken birtakım sorular var:
1. Dersi hangi profildeki öğrenciler alacak? Bu öğrencilerin ihtiyaçları nelerdir? Bu tür öğrenciler için hangi ders verme biçim(ler)i en uygun olabilir? Tek bir ders verme biçimini seçersem daha farklı öğrenci profillerine ulaşabilir miyim?
2. Öğrencilerin bu dersi en iyi nasıl öğrenebileceklerini düşünüyorum? Bu derste böyle bir öğrenmeyi sağlamak için tercih ettiğim öğretim yöntemi veya yöntemleri nedir?
3. Bu dersin ana içeriği (olgular, kuram, veri, süreçler) nedir? Bu içeriğin anlaşılıp anlaşılmadığını nasıl değerlendireceğim?
4. Öğrenciler, bu derste hangi becerileri geliştirmek zorundalar? Bu becerileri geliştirme ve pekiştirme yolları nelerdir? Bu becerileri ben nasıl değerlendireceğim?
5. Bu dersin içeriğinin sunulmasına teknoloji nasıl katkı sağlayabilir?
6. Bu derste gerekli becerilerin geliştirilmesine teknoloji nasıl katkı sağlayabilir?
7. Derste öğretilecek içerik ve becerilerin bir listesini yaptığımda, bu içerik ve becerilerin hangileri aşağıdaki biçimlerde öğretilebilir:
- tamamen çevrim içi
- kısmen çevrim içi kısmen yüz yüze
- sadece yüz yüze öğretilebilir mi?
8. Aşağıdaki açılardan, bu derste hangi kaynaklara sahibim:
- öğretim tasarımcıları ve medya uzmanlarının profesyonel desteği;
- dersi tasarlama, hazırlama ve medya prodüksiyonu için boş zaman;
- nitelikli açık eğitim kaynakları.
9. İstediğim öğretim biçimini gerçekleştirebilmek için ne tür bir sınıf ortamına ihtiyacım var? Varolan mekânları kullanabilir miyim yoksa mekânda ciddi değişiklikler yapılmasına ihtiyacım var mı?
10. Bununla birlikte üniversiteler, kolejler ve okullar bunu ancak üst düzey nitelikli tasarım standartlarını karşılayarak başarabilmişlerdir.
Kaynakça
Kennepohl, D. and Shaw, L. (eds.) (2010) Accessible Elements: Teaching Science Online and at a Distance Athabasca AB: Athabasca University Press
Schmidt, S. and Shea, P. (2015) NANSLO Web-based Labs: Real Equipment, Real Data, Real People! WCET Frontiers
Etkinlik 10.4 Ders verme biçimine karar verme
1. Öğretmek istediğiniz yeni bir ders için veya zaten öğretmekte olduğunuz bir dersi güncellemek için yukarıdaki süreci takip etmeyi deneyin.
Bu etkinlik hakkında geri bildirim yok.