6.7 Kaynaklar
Şekil 6.7 1. Kaynaklar
Hangi tasarım modeli kullanılırsa kullanılsın, böyle kalabalık derslerde net bir iş modelinin olması gerekir. Uygun kaynakları güvence altına almak çoğu öğretmen ve eğitmen için en zorlu görevlerden biridir. Öğrenme tasarımında kaynakların rolü de kitap boyunca ele alınmış olup özellikle aşağıdaki bölümlerde mevcuttur:
-
Tema 1.5
-
Tema 9.7
-
Tema 10.4.2
-
Tema 12.6
-
Tema 13Bölüm 3
-
Tema 13, Bölüm 4
Burada odak nokta, kaynakların etkili bir öğrenme ortamı oluşturmadaki genel rolünü ana hatlarıyla açıklamaktır.
6.7.1 Öğretim desteği
Öğrenen desteği öğrenciler için neyse öğretim yardımı da öğreticiler için odur. Yardımcı veya oturumlu eğitmenler, öğretim görevlileri, kütüphaneciler, fakülte geliştirme atölyeleri ve öğretim tasarımcıları, medya üreticileri ve BT teknik desteği de dâhil olmak üzere teknik destek personeli, her türlü öğretim desteğini oluşturur.
Destek personelini en iyi ve etkili biçimde nasıl işe koşulacağının düşünülüp planlanması önemlidir. Üniversitelerdeki eğilim, büyük bir sınıfı bölümlere ayırmaktır; ardından her bölüm kendi mesleki eğitmeni veya öğretmen asistanı ile bağımsız olarak çalışmaktadır ve öğretmen yardımcılarının yeterliliğine bağlı olarak farklı bölümlerde öğretimde kalitede ciddi farklılıklar meydana gelebilir. Bununla beraber, yeni teknolojiler sayesinde öğretimin daha farklı ve daha tutarlı bir şekilde düzenlenmesi artık olanaklıdır.
Örneğin, kıdemli bir öğretim üyesi dersin öğretim programına ve değerlendirme stratejisine karar verdikten sonra bir öğretim tasarımcısı ile birlikte dersin tasarımını yapabilir. Daha sonra dersi yüz yüze veya çevrim içi ya da harmanlanmış olarak vermek üzere misafir veya yarı zamanlı öğretim elemanları ve/veya asistanlar istihdam edilir ve bu kişiler kıdemli öğretim üyesinin denetimi altında çalışırlar (örnekler için bkz. Ulusal Akademik Dönüşüm Merkezi ). Ters yüz edilmiş sınıflar, kaynakları farklı şekilde düzenlemenin başka bir yoludur (bk. ör. Psikolojiye Girişte Harmanlanmış Öğrenme) Modellerden biri, öğrencilerin kendi zamanlarında izlemeleri için profesörlerin dersleri kaydetmeleri amaçlı olup diğer model öğrencilerin kavramları açıklığa kavuşturmak, konuları veya diğer sınıf etkinliklerini tartışmak için bir öğretim asistanı veya asistanlarıyla buluşmalarını amaçlamaktadır. Bu alt gruplar yüz yüze ya da çevrim içi olarak buluşabilir.
Ayrıca teknoloji kullanımı yoluyla kaynakları artırmak için fırsatlar vardır. Çevrim içi öğrenme sayesinde ilave öğrencilere verilecek devlet kredileri ve/veya doğrudan öğrenim ücreti tahsil etmek suretiyle gelir elde etmek mümkündür. Dolayısıyla çevrim içi öğrencilerden elde edilen gelirlerle daha fazla sayıda yarı zamanlı öğretim elemanı istihdam etmek söz konusu olabilir.
Aslında, profesörlerin programı öğretmek için işe alınması da dâhil olmak üzere, tüm masrafların yalnızca eğitim harçlarından karşılandığı tamamen çevrim içi yüksek lisans programlarının örnekleri mevcuttur (British Columbia Üniversitesi çevrim içi Eğitim Teknolojisi Yüksek Lisans Programı buna bir örnektir ancak okul ücretleri kampüste sunulan master programları ile aynıdır– bk. Bates ve Sangra, 2011).
Bu nedenle kaynaklar (veya bunların eksikliği) bir öğrenme ortamının etkinliği üzerinde derin bir etkiye sahip olabilir.
6.7.2 Tesisler ve fiziksel olanaklar
Bir eğitmen ve öğrencilere sunulan fiziksel olanaklar arasında derslikler, laboratuvarlar ve kütüphane bulunmaktadır. Bunlar öğrenme ortamının daha geleneksel bileşenleridir. Bununla birlikte fiziksel imkânlar öğrenme tasarımını da kısıtlayabilir çünkü örneğin bir konferans salonunun veya sınıfın fiziksel kurulumu tartışma veya proje çalışması için fırsatları sınırlayabilir veya bir eğitmen sınıf kullanımının daha geniş kurumsal gereksinimlere uyması amacıyla dersini haftada yaklaşık üç saatlik seminer ve altı saatlik laboratuvar dersi olarak organize edebilir (Dijital çağ için sınıfları yeniden tasarlama girişimleriyle ilgili olarak bk. Çevrim içi Öğrenme Sınıf Tasarımını Nasıl Etkileyecek ).
Çevrim içi öğrenme, öğrencileri ve öğretim elemanlarını katı fiziksel sınırlamalardan kurtarabilir; ancak çevrim içi ortamda öğretim yaparken bile, htta belki en çok da çevrim içi öğrenmede, öğretim birimlerinin veya modüllerinin yapılandırılmasına ve düzenlenmesine ihtiyaç vardır. Örneğin, Blackboard veya Moodle gibi öğrenme yönetim sistemleri yapılandırılmış bir çevrim içi ortam sağlar ancak kendi sınırlamaları da vardır.
6.7.3 Teknoloji
Yazı tahtaları, projektörler ve sunum bilgisayarları gibi sınıf teknolojisi geleneksel teknoloji desteğidir. Buraya ayrıca ders kitaplarını da ekleyeceğim çünkü Tema 8’de onların bir tür teknoloji olduğunu göreceğiz. Yeni teknolojilerin ve özellikle de öğrenme yönetim sistemlerinin, ders kayıt sistemlerinin ve sosyal medyanın hızlı gelişiminin, öğrenme ve öğretme tasarımı üzerinde köklü bir etkisi olmuştur. Bu konu Tema 7, 8 ve 9’da derinlemesine tartışılmıştı; ancak etkili bir öğrenme ortamını tanımlarken şunu ifade etmem gerekir: bir öğretmenin veya öğretim elemanının kullanımına sunulan teknolojiler, öğrencileri için etkileşimli ve cazip öğrenme ortamlarının yaratılmasına inanılmaz katkı sağlar. Bununla birlikte teknolojinin herhangi bir etkili öğrenme ortamındaki unsurlardan yalnızca biri olduğunu ve diğer tüm unsurlarla dengeli ve bütünleşik bir şekilde kullanılmak zorunda olduğu vurgulamak gerekir.
6.7.4 Öğretenin sahip olduğu zaman
Kaynakların en büyüğü ve en değerlisi! Etkili bir öğrenme ortamı oluşturmak yinelemeli bir süreçtir ancak sonuçta öğretim tasarımı ve bir bütün olarak öğrenme ortamı, eğitmenin (ve ekibinin) öğretmeye ayırdığı zamana bağlı olacaktır. Ne kadar az zaman olursa, eğitmenin zamanı çok dikkatli bir şekilde yönetilmediği sürece öğrenme ortamı da o kadar kısıtlayıcı olur. Bir kez daha belirmek gerekir ki iyi bir tasarım öğretim için ayrılan zamanı da dikkate alır (bk. Tema 1212.9).
6.7.5 Kaynaklar, sınıf mevcudu ve kontrol
Kaynak yetersizliği kadar bir öğretmenin veya öğretim elemanının dikkatini dağıtan ve onu oyalayan bir şey daha yoktur. Bir öğretim elemanı 200 kişilik bir sınıfa büyük bir amfide hiçbir öğretim desteği olmadan ders vermek zorundaysa, kaynakların azlığına bağlı sınırlamalar nedeniyle zengin ve etkili bir öğrenme ortamı yaratmakta güçlük çekecektir. Diğer taraftan 30 öğrencisi, farklı teknolojilere erişimi, öğretim programını düzenleme ve yapılandırma özgürlüğü olan ve bir öğretim tasarımcısı ile bir web tasarımcısının desteğini alan bir öğretim elemanı, farklı tasarımlarla çok çeşitli öğrenme ortamlarını keşfetme lüksüne sahip olacaktır.
Bununla birlikte geleneksel öğretim modellerinin zincirini kırma özgürlüğünü bize veren yaratıcılık da kaynakların en kısıtlı olduğu zamanlarda ortaya çıkmaktadır. Doğru kullanıldığında yeni teknolojiler, çok büyük mevcutlu sınıfları bile nispeten zengin öğrenme ortamlarına dönüştürme olanağı sağlamaktadır. Bu konu, Tema 13.5`de daha ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Aynı zamanda, beklentilerin de gerçekçi olması gerekir. Örneğin 1’e 200’lük bir öğretmen-öğrenci oranıyla yeterli bir öğrenci desteği sağlamak her zaman zor olacaktır. Yeniden tasarımla iyileştirme yapmak mümkün olsa da mucize yaratmak mümkün olmayacaktır. (Çevrim içi öğrenme ile verimliliği artırmak için bkz. Verimlilik ve Çevrim içi Reduş Öğrenme.)
Kaynakça
Bates, A. and Sangrà, A. (2011) Managing Technology in Higher Education: Strategies for Transforming Teaching and Learning San Francisco: Jossey Bass
Etkinlik 6.7 Hangi kaynaklar önemli?
-
Etkili bir öğrenme ortamının tasarımını etkileyen ve bu kısma dâhil etmem gerektiğini düşündüğünüz başka kaynaklar var mı?
-
Winston Churchill şöyle söylemişti: ‘Biz binalarımızı şekillendiririz, karşılığında da binalarımız bizi.’ Binaların öğrenme ve öğretme tasarımı üzerindeki sınırlamalarından bazılarının çevrim içi öğrenmeyle üstesinden gelinebileceğini düşünüyor musunuz? Çevrim içi öğrenmenin tasarım açısından yaratacağı sınırlamalar nelerdir?
-
Öğretim desteği konusunda ne düşünüyorsunuz? Kişisel olarak üniversitelerde öğrencilerin asistan olarak kullanılması konusunda, öğretimin kalitesi açısından (ilke değil uygulama) ciddi çekincelerim var. Yarı zamanlı ve misafir öğretim elemanlarına da yönetim anlamında kötü davranıldığını düşünüyorum. British Columbia’da iki Yüksek Mahkeme davası ile okullardaki sınıf büyüklüğü ve özellikle de sınıf öğretmenlerinin öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerle başa çıkmada ne kadar yardım almaları ihtiyacı üzerine büyük bir öğretmen grevi vardı. Ancak öğretenlere için daha az nitelikli (ve daha ucuz) destek sağlayarak öğrenciler için öğrenme ortamını güçlendiriyor veya zayıflatıyor muyuz?
Benden podcast bulunmamaktadır – bu etkinlik sizin kişisel düşünceleriniz içindir – görüşlerim yukarıda belirtilmiştir.